Petrol Fiyatlarındaki Düşüşün Arkasında Ne Var?

infografia_fluctuacionpreciosbarrilopep_600x400.jpg_1829432658

“…ekonomik kriz, uluslararası rekabeti yoğunlaştırıyor, ticarette korumacılık, yasaklama eğilimlerini güçlendiriyor. Korumacılığın, ithalat sınırlaması yoluyla bazı piyasalara, yasaklamanın da, stratejik öneme sahip buğday, pirinç gibi besin mallarına, elektronik, metal ve silah sanayiinde kullanılan ender-değerli metallere erişimi engellemesi, devletler arasında klasik emperyalist rekabet biçimlerinin, eski – yeni sömürgeci eğilimlerin öne çıkmasını hızlandırıyor.

Krizin aşılmakta olduğuna, küresel ısınmanın denetim altına alınabildiğine ilişkin bir iyimserliğe olanak verecek gelişmeler olmadığına göre, uluslararası düzenin“erimeye”, “entropinin” artmaya, “kaosun gelişmeye” devam edeceğini varsayabiliriz.”

Ergin Yıldızoğlu  yeni açıklanan dünya ekonomisi verilerine göre Marksistlerin uzun zamandan beri krizin emperyalist-kapitalist sistemin yapısal bir özelliği olarak açıklama çabalarını destekler nitelikte olduğunu söylüyor. Yani uzun süreli durgunlukla karakterize olmuş depresyon hala güncelliğini korumaktadır.

Dünya ekonomisinin bu gidişatı sürecinde petrol fiyatlarında ortaya çıkan ani düşüşü bu yapısal kriz ekseninde değerlendirelim. Emperyalist rekabet ve yeni-sömürgecilik politikaları içinde yaşadığımız tarihsel dönemde, ortaya çıkan biçimiyle petrol fiyatlarındaki düşüşe bakmaya çalışalım. Kimler kazançlı çıkıyor, kimler zarar ediyor?

Son yıllarda rekor karlar elde eden petrol firmalarının yılın ikinci çeyreğinde üretimlerini düşürerek petrol arama yatırımlarını yarıda kestikleri ve gelirlerinin azaldığı artık bir sır değil. Petrol fiyatlarının Cuma günü 47$ varil civarında işlem gördüğü, 100.000’den fazla petrol işçisinin işini kaybettiği ve petrol fiyatlarında keskin bir düşüşün yaşandığı biliniyor.

2011 yılından itibaren 2014 yılının ortalarına kadar, dünya petrol fiyatlarının yaklaşık 110$ varil olarak kararlı bir seyir izlemesine karşı, 2009 yılı Mayıs ayından itibaren petrol fiyatları ilk kez 50$ varilin altına düştü.

Peki ne oldu da petrol fiyatları bu kadar hızlı düşmeye başladı?

Ekonomistler Suudilerin petrol politikaları ile petrol fiyatlarının düşüşü arasında bir bağlantı olduğunu söylüyorlar. Buna karşın Suudi Petrol Bakanı- Ali el Naimi, “Biz petrol siyaseti yapmıyoruz. Bu bizim için arz ve talep meselesi, bu sadece bir iş” derken Birleşik Arap Emirlikleri petrol bakanı- Suhail Bin Muhammed el-Mazroui, “Komplo falan yok, kimse hedefe de alınmış değil. Bu bir pazar ve inişler çıkışlar olabilir,” yorumunu yapıyor.

Mesele Suudilerin açıkladığı gibi piyasanın temelleri hakkında değil tam da manipülasyonla ilgili. Suudiler pazardan pay almak veya politik nedenlerle arzı manipüle ediyorlar. Suudilerin fiyatları sübvanse eden geleneksel yöntemleri kaldırmadığı ve bilinçli bir şekilde arzı manipüle ettiği uber muhafazakâr Financial Times da dahil olmak üzere kimsenin buna itiraz etmediği meydanda. ABD için Suudi Arabistan “salıncak bir eyalet” ve piyasa güçlerini engelle karşılaşmadan yönetmek için fiyatları düşürerek arzı kontrol altında tutuyor.

Konuyla ilgili görüşünü açıklayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin “Hepimiz petrol fiyatlarının düşürüldüğünü görüyoruz. Buna neyin sebep olduğu hakkında etrafta çokça konuşma var. ABD ve Suudi Arabistan arasında İran’ı cezalandırmak için ve Rusya ile Venezuela ekonomilerini etkileyecek bir anlaşma yapılmış olabilir…” diyor.

Petrol fiyatlarındaki düşüş Rusya, İran ve Venezuela ekonomilerine zarar vermek için ABD-Suudi Arabistan planının bir parçası olabilir mi?

Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro tam da böyle düşünüyor. Reuters’da çıkan bir röportajında, Maduro “Amerika Birleşik Devletleri ve Suudi Arabistan’ın petrol fiyatlarını aşağı çekerek Rusya’ya zarar verdiklerini,” söylüyor.

Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales de, Maduro ile aynı fikirde olarak gazetecilere verdiği demeçte, “Petrol fiyatlarındaki düşüş Venezuela ve Rusya ekonomilerine bir saldırı olarak ABD tarafından provoke edildi. Böylesi ekonomik ve politik saldırılar karşısında uluslar birleşmelidir,” diyor.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise benzer şekilde, “petrol fiyatlarındaki düşüşün başlıca nedeninin İran ve bölge halkının çıkarlarına karşı olarak bazı ülkelere karşı düzenlenmiş siyasi bir komplo olduğunu ve Müslüman dünyasının böyle bir ihaneti unutmayacağını,” dile getiriyor.

Amerika Birleşik Devletleri (Kiev hükümetini devirerek Rus gazının diğer ülkelere akışının kontrolü AB’de olsa da ABD geçen yıl Güney Akım boru hattını sabote etmek için her türlü çabayı göstererek Rusya’ya sert ekonomik yaptırımlar uyguladı) Rus ekonomisini baltalamak, vahşice rubleye saldırmak ve Moskova’da rejim değişikliği için uygun koşullar yaratmak amacıyla Suudileri zorluyor.

New York Times’da köşe yazarı olan Thomas Friedman, “Bu sadece benim mi hayal gücüm yoksa ABD ve Suudi Arabistan, Rusya ve İran’a karşı küresel petrol savaşı planlarını mı ortaya koyuyor,” diyor.

Freidman böyle düşünen tek kişi değil. Dünya Sosyalist Net Sitesi’nden Alex Lantier’de benzer şekilde görüşünü dile getirerek, Ukrayna savaşının patlak vermesinden sonra geçen Mart’ta Obama’nın Suudi Arabistan’a seyahati ile ilgili Guardian’da yazılanlara atıfta bulunarak, 1979 yılında Sovyetlerin Afganistan’ı işgaline sinirlenip, Suudilerin küresel fiyatları aşağı çekerek, 1980’lerin ortalarında (bugünün fiyatlarıyla) 20$ varile ulaşana kadar ham petrol musluklarını açtıklarını ve bugünde benzer şekilde bir hamle içinde olabileceklerini belirtiyor ki bu aynı zamanda küresel büyümeyi artırmak amacıyla Suriye’de Esad rejimine verdiği destek üzerinden Putin’i cezalandırmak içinde kullanılıyor olabilir.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Eylül ayında Suudi Arabistan’a yaptığı bir yolculuktan sonra konuyla ilgili bilgi vermekten kaçınmakla birlikte Suudiler için “Onlar petrol fiyatları üzerinde küresel bir etkiye sahip olan yeteneklerinin çok farkındalar,” demişti.

Sadece Obama’nın açıklamaları bile petrol fiyatlarındaki şok dalgalanmanın arzla ilgili olmadığını ve Washington’un daha geniş bir jeopolitik stratejisi olduğunu kanıtlıyor. Suudilerin kendi politik hedeflerine ulaşmak için politik bir silah olarak petrol fiyatlarını daha önce de beş kere kullanmış olduğunu unutmamak gerekir.

oil-explainer-alt-master675

Gerçekte petrol fiyatlarında yaşanan düşüş ülkelere nasıl yansıyacak?

Rusya:

Rusya dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri ve artan faiz oranları, rublenin değer kaybetmesi gibi pek çok sorunla boğuşan ekonomisinin temeli %70 oranında ihraç ettiği petrol ve gaz gelirlerine dayanıyor. Rusya petrol fiyatlarındaki her 1$ düşüş için yaklaşık 2 milyar $ gelir kaybediyor. Dünya Bankası, petrol fiyatları böyle giderse Rusya ekonomisinin 2015 yılında en az binde 7 küçüleceği konusunda uyarıyor.

Rusya, Doğu Ukrayna’da yaşananlar, batının yaptırımları derken düşen petrol fiyatları ile birlikte ekonomide sert bir düşüş yaşayarak 2015 için öngördüğü büyüme tahminlerini düşürdü.

Eski maliye bakanı, Aleksey Kudrin, para biriminde ki düşüşün petrol fiyatları ve batı yaptırımlarına tepkinin yanı sıra hükümetin ekonomi politikalarına olan güvensizliğin de yansıması olduğunu düşünüyor. Moskova’nın karşı karşıya kaldığı baskılar göz önüne alındığında ilave para tedbirlerin alınması gerektiği belirtiliyor.

Venezuela:

Bu yılın başlarında hükümet karşıtı kitlesel protestoların yaşandığı Venezuela dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından birisi. Ancak petrole bağlı ekonomisi, düşen petrol fiyatları nedeniyle zor durumda. Ülke ekonomisi %60 oranında yüksek enflasyondan bunalmış ve durma noktasına gelmiş durumda. Ülkenin önünde bir de zor geçecek seçimler var.

Yakıt sübvansiyonlarının yıllık maliyetinin 12.5 milyar $ olduğu ülkede dünyanın en ucuz benzini kullanılıyor. Ancak Cumhurbaşkanı Maduro sübvansiyonun kesilmeyeceğini ve benzin fiyatlarına zam yapılmayacağını duyurdu.

Maduro “Ben devletin başındaki kişi olarak o anın gelmediğini söylüyorum. Aceleye gerek yok, bizler zaten spekülasyonla uyarılmış enflasyon içinde yaşıyoruz ve ateşi körüklemenin lüzumu yok,” diyor.

Maduro ayrıca Perşembe günü ulusal radyo ve televizyonlardan halka seslenerek, petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen, hükümetin sosyal programları yürütmede kararlı olduğunu söyleyip “Her Venezuelalı petrolün 38$ varilden satışına devam edileceğini bilmeli ve kamu projelerinin yapılmaya devam edeceğinden emin olmalıdır” dedi.

Petrol fiyatlarında yaşanan düşüşten sonra Venezuela ve Ekvador ülkelerini savunmak ve yeni stratejiler oluşturmak için Perşembe günü ikili bir görüşme düzenledi.

Venezuela Dışişleri Bakanı Delcy Rodriguez “Petrol üreten ülkelerin pozisyonunu savunmak için uluslararası toplum olarak ortak bir strateji geliştirmeliyiz,” dedi.

Hükümetin dikkatli davranması anlaşılabilir bir durum olsa da 1989 yılında artan benzin fiyatları karşısında pek çok ayaklanma çıkmış yüzlerce kişi ölmüştü.

_78291171_480340717

Suudi Arabistan:

Suudi Arabistan’ın kısa vadede petrol fiyatlarını desteklemek için üretimi durdurması beklenmiyor.

Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve OPEC’in en etkili üyesi olarak kendi üretimini düşürerek küresel petrol fiyatlarını destekleyebilir ama bunu yapmak istediğine dair bir emare yok.

Bunun, OPEC petrol üreticileri arasında disiplin sağlamak ve ABD’de de gelişen petrol ve gaz endüstrisini baskı altına almak gibi iki sebebi olabilir. Suudi Arabistan uzun vadede petrol fiyatlarının 85$ civarında olması ve pazardaki payını artırmak için 700 milyar $ rezervi ile uzun süre düşük fiyat politikasını uygulayabilir. Ancak, yakın tarihte de benzer bir uygulama yapan Suudilerin ekonomisi bu politikadan kötü etkilenmişti. Riyad bu sebeple uzun süre bu politikaya devam etmekte isteksiz görünüyor.

OPEC Ülkeleri:

Suudi Arabistan’ın yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi Körfez ülkeleri de gerekirse rezervleri ile düşük fiyat politikasını destekleyebilirler.

İran, Irak ve Nijerya gibi diğer OPEC üyeleri ise bütçelerinde ki büyük açıklar nedeniyle bu politikayı destekleyemez durumdalar. Artan rekabet baskısı altında ezilen bu ülkeler döviz rezervlerini birleştirse bile bu rakam 200 milyar $’ı geçmiyor. Afrika’nın en büyük petrol üreticisi olan Nijerya’nın yılın ikinci çeyreğinde ekonomisi büyüse de petrole bağımlılığı devam ediyor. Ülke gelirlerinin % 80’nini ve ihracat gelirlerinin % 90’nını enerji satışlarından gelen gelirler oluşturuyor.

Savaş nedeniyle Suriye ve Irak’taki petrol kuyularını ele geçiren IŞİD ise karaborsa satış yaparak 30 – 60$ varil fiyatlarıyla petrol satıyor.

Amerika Birleşik Devletleri:

Columbia Üniversitesi’nden Jason Bordoff “Özellikle Kuzey Amerika’da petrol üretiminin artması şaşırtıcıdır,” diyor.

BBC Dünya Servisi’ne demeç veren başbakan, ABD petrol üretim seviyelerinin son 30 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu, ABD’nin enerji üretimi için hidrolik çatlatma yada fracking yöntemleri kullanarak kaya gazı çıkardığını belirtiyor. ABD’nin petrol üretiminde yaşanan bu artış petrol fiyatlarındaki düşüşün önemli etkenlerinden biri olabilir.

Citi enerji stratejisinin başkanı Seth Kleinman, “Kaya gazı esasen Ortadoğu’da yaşanan kargaşa ile petrol fiyatları ve hisse senedi arasındaki jeopolitik bağlantıyı koparmış olabilir,” diyor.

Birçok ABD kaya gazı üreticisi geleneksel yöntemlere göre maliyetleri çok daha yüksek olsa da masraflarını karşılamak ve borçlarını ödemek için bu yönteme ihtiyaç duyuyorlar.

Avrupa ve Asya Ülkeleri:

Uzun süredir düşük enflasyon ve düşük büyüme ile karakterize olan Avrupa ekonomisi petrol fiyatlarındaki düşüşü memnuniyetle karşılayacaktır. Petrol fiyatlarındaki % 10’luk bir düşüş ekonomide binde 1’lik bir artışa yol açacaktır.

En büyük petrol ithalatçı olmaya hazırlanan Çin’de düşen fiyatlardan kazanç elde edecektir. Bununla birlikte, düşük petrol fiyatları ile yavaşlayan bir ekonominin etkilerinin tam olarak dengeleneceği söylenemez.

Japonya ise neredeyse kullandığı bütün petrolü ithal etmektedir. Yüksek enerji fiyatları karşısında enflasyon ile mücadele eden Japonya’da enerji girdilerinin düşmesi ile ekonomisi büyüyecek ülkeler arasında.

Petrol ihtiyacının % 75’ini ithal eden Hindistan petrol fiyatlarında ki düşüşle birlikte cari açığını kapatabilir ve petrol fiyatlarının uzun süre düşük seviyelerde kalması durumunda da maliyeti 2.5 milyar $ olan yakıt sübvansiyonlarını kaldırabilir.

Haber: isyandan.org
Kaynaklar:
  1. http://www.globalresearch.ca/did-the-u-s-and-the-saudis-conspire-to-push-down-oil-prices/5421890
  2. http://www.nytimes.com/interactive/2015/business/energy-environment/oil-prices.html?_r=0
  3. http://www.theweek.co.uk/oil-price/60838/oil-price-can-opec-rebels-halt-the-slump
  4. http://www.bbc.com/news/business-29643612
  5. http://oilprice.com/Energy/Crude-Oil/This-Is-Why-A-Serious-Decline-In-US-Shale-Plays-Is-Not-Far-Away.html
  6. http://www.telesurtv.net/english/news/Latin-America-Battens-Down-the-Hatches-as-Oil-Falls-to-38-20150821-0017.html
Etiketler: ,

Bir Yorum

  1. Pingback: Suudi Arabistan: Yüzlerce İşçi Tutuklanma Riskine Rağmen Greve Çıktı, Yol Kesti

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.