Rasmea Odeh’in İkinci Nakbası

İşgalci İsrail tarafından işkence altında itirafa zorlanmış ve 10 yıl işgal hapishanelerinde tutsak edilmiş olan Rasmea Odeh[1]http://isyandan.org/haberler/2015-tutsak-filistinli-kadinlarla-dayanisma-yili-olacak/23 yıldır yaşadığı ABD’den önümüzdeki aylar içinde sınır dışı edilecek.

Odeh, göçmen belgelerinde İsrail askeri mahkemesince 1969 yılında hakkında verilmiş olan mahkumiyeti beyan etmediği için Kasım 2014’te evrakta sahtecilikle suçlanmıştı. İlk önce 18 ay hapis cezasına çarptırıldı ve ABD vatandaşlığının iptaline ve sınır dışı edilmesine karar verildi. Ancak Şubat 2015’te temyiz mahkemesi, Odeh’in İsrail hapishanelerinde gördüğü vahşi işkencenin etkilerine ilişkin uzman tanıklığına izin verilmediği gerekçesi ile bu kararı iptal etti. Üç senelik yasal mücadelenin sonunda Odeh’in hapis cezası iptal edildi ancak sınır dışı edilmesine karar verildi. Bu süreçte apartheid İsrail’in işlediği insanlık suçları ve Rasmea Odeh’e yapılan sistematik işkence ve tecavüz ABD mahkemelerinde teşhir edildi.

Odeh 2 Nisan’da Barış İçin Yahudiler (Jews For Peace) ulusal kongresinde yaptığı konuşmada ikinci Nakba’sına dair şunları söyledi:

Filistin’in 1948’teki büyük felaketi Nakba sırasında ben henüz çok küçüktüm. Diğer 750 bin Filistinli ile birlikte nesillerdir inşa ettikleri evlerini, yaşamlarını ve anılarını bırakmaya zorlanan ailemden acı dolu hikayeler dinleyerek büyüdüm.

Şimdi yine benzer bir Nakba ile karşı karşıyayım. Son 23 senedir kendime bir hayat kurduğum, bağlar, ilişkiler geliştirdiğim, Chicago Arap toplumundaki kadınlar başta olmak üzere sevdiğim ve tanıdığım insanların yaşadığı bu ülkeyi terk etmeye zorlanıyorum.

Ama her nereye gidersem gideyim halkım için adalet mücadelesine devam edeceğim. Tarihsel Filistin topraklarında bağımsız demokratik bir Filistin için, geri dönüş ve kendi kaderini tayin hakkı için mücadelemi sürdüreceğim.

Rasmea Odeh, Chicago’da Arap göçmen kadınların güçlenmesi ve örgütlenmesinde aktif rol oynadı. Filistin’in kurtuluşu için verdiği mücadele, anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-faşist mücadelenin ta kendisiydi. ABD’yi de anti-emperyalist mücadelenin bir cephesi olarak gören Odeh 8 Mart’taki Uluslararası Kadın Grevinin örgütleyicilerindendi. Kadın kurtuluşunun anti-kapitalist, anti-emperyalist ve anti-faşist mücadeleden bağımsız olamayacağını savunan imzacılar militan kadın grevi için çağrı yapmıştı.[2]http://isyandan.org/haberler/8-martta-uluslararasi-militan-kadin-grevine-cagri/

Öte yandan Uluslararası Kadın Grevine saldıran ve Filistin’in dekolonisazyonunun feminizmde yeri olmadığını iddia eden Siyonistlere militan kadın grevinin çağrıcılarından dördü, Rabab Abdulhadi, Suzanne Adely, Angela Davis ve Selma James şu cevabı vermişti: “Apartheid’e karşı çıkmak tam da feminizmle ilgilidir!”[3]http://bdsturkiye.org/filistin-gundemi/uluslararasi-kadin-grevini-orgutleyen-kadinlar-yazdi-apartheide-karsi-cikmak-tam-da-feminizmle-ilgilidir/

Feminizm kökünde kadınlar için kurtuluş talep eden bir harekettir. Feminizm bayrağı altında kadın hakları mücadelesi, kökleri ırkçılık, sömürgecilik ve kapitalizmde yatan baskıyı ele almadan ve yok etmeye çalışmadan anlamlı bir biçimde var olamaz. Bu, birçok ülkede yüzde 99’un feminizmini savunan kadınlar için geçerlidir. Bir başka deyişle, tabandan gelen kadınlar, sadece arka plandaki fon değil hareketlerinin merkezindeki meseleyi oluşturuyor. Aynı şekilde, Uluslararası Kadın Grevi platformu dünyanın her yerinde kadınların hayatta ve ayakta kalabilmesini engelleyen en hayati konuların çoğunu gündeme getirdi: toplumsal cinsiyet şiddetine son, herkes için üreme adaleti, işçi hakları, sosyal programlar, ve çevresel yıkıma son verilmesi; kısacası ırkçılık karşıtı ve anti-emperyalist bir gündem.
¨¨
İsrail’in elindeyken Resmea Odeh’in başına gelenler, dünyanın her yerinde baskıcı ve emperyalist hükümetler tarafından tekrarlanmaktadır. Şimdi ortaya çıkan yüzde 99’un feminizmi, nerede gerçekleşirse gerçekleşsin, bu infaz ve işkenceyi reddeder.
¨¨
Siyonizmi ve Siyonist feminizmi reddediyoruz. Git gide artan sayıda kadın, kapitalizmi, ırkçılığı ve sömürgeciliği karşısına almayan feminizmin, tıpkı cinsiyetçiliğe karşı çıkmadan hiçbir kurtuluşun mümkün olmaması gibi kurtuluşu sağlamayacağını fark ediyor. İlerlemek için, seçici feminizmin, baskı sistemlerini savunan ve bizim sesimizi kısmaya çalışan sesini bastırmak gerekir.

Odeh ABD’de yaşadığı süre boyunca örgütlü mücadelesini sürdürdü.

Odeh son 13 senedir Arap Amerikan Eylem Ağı içerisinde Arap Kadınlar Komitesinde çalışıyordu. Arap göçmen kadınlar arasında dayanışmanın örülmesine emek verdi. Seneler içinde bu komite büyüdü ve Arap kadınların ırkçılığa, cinsiyetçiliğe, patriyarkaya ve her türlü baskıya karşı sosyal değişime öncülük etmesini sağladı. Odeh her ne olursa olsun değişim için örgütlenmek gerektiğine vurgu yapıyor:

Hepimizin yaşadığımız şehirde, kendi mahallemizde bir sorumluluğu var. Örgütlenmek zor olabilir ama dünyayı değiştirmenin başka bir yolu yok.

Beyazlar öylece iktidarlarından vazgeçip halka haklarını vermeye razı olmadılar. Bunu sağlayan bütün dünyaya esin kaynağı olan ve hala mücadeleye devam eden siyah özgürlük hareketiydi. Mısır’da Mübarek kendiliğinden başkanlığı bırakmadı. On milyon işçinin yükselttiği grev onu devirdi ki oradaki devrim de henüz tamamlanmış değil.

Trump’ın yedi ülkeye karşı getirdiği vize ambargosuna karşı Chicago O’Hare Uluslararası Havalimanında gerçekleştirilen eylemin örgütleyicilerinden biri Arap Amerikan Eylem Ağı idi. Aynı haftasonu sokaklardaki ve daha bir çok havaalanındaki eylemlerin de etkisi ile federal mahkeme yürütmeyi durdurma kararı aldı.

ABD’deki mücadeleyi yakından takip etmeyi sürdüreceğini ifade eden Odeh sözlerine şunu ekliyor: “Trump Müslüman Yasağı girişimini kaybetti, milyonları etkileyecek Cumhuriyetçi sağlık hizmet yasasını kaybettiği gibi. Diğer başkanlara kıyasla en çok kazanan başkan olacağını iddia etse de kaybetmeye devam edecek çünkü artık halk her gün sokakta direnişi yükseltiyor.”

Dünyanın neresinde olursa olsun örgütlenmeye ve mücadeleye devam edeceğini söyleyen Filistin halkının cesur savaşçısı Rasmea Odeh’a saygıyla…

Haber: isyandan.org
Kaynak: Bu haberde https://electronicintifada.net/content/i-will-continue-my-struggle/20096 sitesinden yararlanışmıştır.

Notlar   [ + ]

1. http://isyandan.org/haberler/2015-tutsak-filistinli-kadinlarla-dayanisma-yili-olacak/
2. http://isyandan.org/haberler/8-martta-uluslararasi-militan-kadin-grevine-cagri/
3. http://bdsturkiye.org/filistin-gundemi/uluslararasi-kadin-grevini-orgutleyen-kadinlar-yazdi-apartheide-karsi-cikmak-tam-da-feminizmle-ilgilidir/
BENZER KONUDAKİLER

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.