Emperyalist Saldırganlık ve Devrimci Mücadele, 25.02.2016

Tek Mücadele Birçok cephe

Tek Mücadele Birçok Cephe

Dünyanın hali pürmeali

Marx, Gotha programı üzerine kaleme aldığı düşüncelerine başlamadan “ileriye doğru atılmış her devrimci adımın/girişimin onlarca devrimci programdan daha önemli olduğunun” altını çizmiş, fikirlerin ancak geniş kitleleri kavradığı zaman maddi bir güce dönüşeceğini çok sade biçimde ifade etmiştir. Dünya genelinde süren direnişin taleplerinden bir devrimci programın genel taslağını çıkarmak da mümkün. Burada ileri doğru atılmış devrimci adımların bir önceki dönemin deneyimlerinden öğrenerek de atıldığının altını çizebiliriz.

Teorik derinlik ve pratik sadelik ilişkisi bugün işçi-emekçilerin gündeminde olmayı sürdürüyor.

Emperyalist-kapitalist devletler sistemi ve hiyerarşisi 2008’den beri içinde yüzdüğü “küresel kriz”den çıkma eğilimi göstermiyor.

Silahlanma ve savaş politikaları giderek yaygınlaşırken temel emperyalist bloklar arasındaki gerilim bölgelere göre şekillenen ittifaklarla giderek daha fazla silahlı çatışma riskini artırırken, bölgesel savaş ve çatışmalar da hızla tırmanıyor. ABD- AB- Japonya’ya karşı Rusya-Çin ( Şanghay İşbirliği Örgütü) ekseni bütün enerji havzaları ve hammadde kaynaklarının olduğu bölgelerde ortaya çıkıyor.

Önasya

Ortadoğu’da ABD-AB- Türkiye-İsrail-Suudi Arabistan ittifakına karşı Rusya-Çin-İran-Suriye-Hizbullah ittifakı ortaya çıktı. İttifakın Temel askeri gücü Rusya’nın Osetya ve Kırım’dan sonra üçüncü stratejik hamleyi yaparak Suriye savaşına doğrudan dahil olması dengeleri değiştirmiş, yeniden kartların karılmasını ve mevzilerin elden geçirilmesini gerektirmiştir. İran’ın Pakistan tarafından nükleer silah kullanılarak yok edilme tehdidi ve Suudi Arabistan’ın Şii bir din alimini idam etmesi bu hamlelere verilen cevap olarak ortaya çıkmıştır. Rusya-Çin- İran ittifakı soğukkanlı davranarak hamlelerini yapmaktadır.

Asya-Pasifik

ABD’in askeri gücünün yarısından fazlasını Asya-Pasifiğe kaydırması Çin’i kuşatma stratejisi olarak biçim almakta. Avustralya- Japonya-Filipinler ilişkisi ile kendi ekseninde bir blok oluşturma yoluna gitmektedir. Japonya’nın silahlanmasının önünü açan anayasal değişikliğin yapılmasına karşı Çin’in güney Çin Denizi’nde yapay ada inşa ederek kıta sahanlığını genişletmesi, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin desteklenmesi adımları atıldı.

Afrika

Afrika’da Çin ile hegemonya savaşlarında ABD’nin Fransa ile yaptığı askeri işbirliği, Çin’in Afrika’da askeri üs kurma girişimi deniz yoluyla yapılan emtia dolaşımının yolları üzerinde kritik noktaların denetim altına alınmasını gerektirmektedir.

Avrupa

Avrupa’da Yunanistan’da Syriza hükümetine yönelik mevzi savaşı, İspanya ve Portekiz’deki sol muhalefete de açık bir mesajdı. İngiltere’de Jeremy Corby’nin İşçi Partisi başkanlığını kazanmasına verilen tepkinin İrlanda’da görev yapmış bir asker emeklisinin darbe yapılır düzeyine çıkması bu mevzi savaşının hamleleri ve hazırlıkları konusunda bizlere fikir vermektedir. AB içinde merkez ve çevre ülkeler ayrımını da daha berrak ortaya koymaktadır yaşananlar. AB sınırları içinde  ‘iç sömürge’ statüsünün ulusal ortalama emek yoğunluğu üzerinden gerçekleştirildiğini göstermektedir. Serbest dolaşımla gidilen merkez ülkelerde en alttaki işlerde yada kaçak olarak çok ucuza çalışmak seçeneği sunuyor bu Birlik.  Suriye savaşıyla birlikte artan göçmen nüfusta Avrupa’da ki mücadelenin önemli dinamiklerinden biri haline geliyor.

Latin Amerika

Latin Amerika ve Orta Amerika’da merkez sol hükümetlere karşı sağın geliştirdiği çok yönlü mevzi savaşının Honduras askeri darbesinden sonra, Venezuela ve Arjantin’de şimdilik sonuç alması ALBA ve CELAC’a karşı OAS’ın yeniden devreye sokulması çabalarını tetiklemiştir. Kolombiya Devleti’nin FARC ile barış görüşmelerini bu stratejinin bir parçası olarak okumak gerekiyor.

Emperyalist Saldırganlık ve Devrimci Mücadele

Dünya genelinde sürdürülen barış görüşmelerinin asıl olarak yeni bir savaş ve saldırı dalgasına hazırlık olarak yapıldığı da giderek daha netlik kazanıyor.

Dünya genelinde işçilerin emekçilerin ve baskı altındaki halkların mücadelesi özyönetim ve öz savunma örgütlenmeleri ve mücadele araçları ile yeni bir düzeye çıkıyor.

Güvenlik devletine geçiş, sağ paramiliter çetelerin devreye sokulması gibi sağın saldırıları karşısında Latin Amerika halklarının direnişleri, Güney Asya’da Hindistan, Nepal, Güney Kore, Filipinler, Sri Lanka’da Tamillerin mücadeleleri, Alt Afrika da Güney Afrika’da ortaya çıkan ANC ve COSATU’nun bölünmesine neden olan yeni ulusal ve sosyal kurtuluş mücadelesi ekonomik özgürlük olmadan politik özgürlüğün hiçbir şey olmadığını göstermektedir. ABD ve Kanada’da yerli ve siyahların direnişlerine, İspanyolca konuşan göçmenlerde ekleniyor. Ortadoğu da Filistin Halkının ve Kürt Halkının mücadelesi direnme potansiyelini arttırmakta ve yeni direnme ve ittifaklarının önünü açmaktadır. Avrupa’da İspanya, Yunanistan ve en son Portekiz’deki mücadeleler işçi emekçi hareketinin yeni dönemde ortaya çıkardığı yaygın ve kitlesel direnişleri ortaya çıkarmaktadır.

Bir önceki tarihsel dönemde Sosyalist Blok’un (SSCB, Çin Halk Cumhuriyeti, Küba, Doğu Avrupa Halk Cumhuriyetleri, Vietnam, Laos, Kamboçya, Kore, Yemen Halk Cumhuriyetleri vs.) varlığı dünya ölçüsünde işçi emekçi ve baskı altındaki halkların mücadelesi için reel bir gerçeklik olarak duruyordu.

Tarihsel yenilginin ağırlığı ve sosyalist, devrimci fikirlerin ağır tahribat altında kalması mücadeleyi sürdüren işçi emekçi ve baskı altındaki halkların öz savunma ve öz yönetimi içeren öz-deneyimleriyle öğrenmelerinin önünü açtı.

Önasya’da Devrimci Mücadele, Olanaklar ve Olasılıklar

Yaparak öğrenme fikirlerin maddi güce dönüşmesinin praksisi olarak karşımızda durmaktadır. Bölgemizde süren mücadelede demokratik, laik, devrimci karakteri ile ortaya çıkan güçler Kürdistan’da KCK ( Kuzeyde HDK, Rojava da, Demokratik Suriye Kongresi, Güney’de Goran ve KYB ile süren ilişkiler, Kürdistan’ın dört parçası için Ulusal Kongre’de ısrar), Filistin de FHKC’dir.

Doğal olarak dört parça Kürdistan’nın dört gerici devletle olan ilişkisi mücadelenin bölgesel karakter almasının da nesnel zeminini oluşturmaktadır. Demokratik devrim çerçevesi ortak bir çerçeve olarak şekillenmektedir.

Savaş sırasındaki Rusya’da ortaya çıkan Şubat Devrimi’nin açtığı kanaldan Ekim Devrimi ortaya çıkmıştır. Yani Ortadoğu Kürt ve Filistin Halklarının direnişleri ile bölgesel bir demokratik devrim koşullarının içine girmektedir.

ABD-AB-Türkiye-İsrail-Suudi Arabistan- Katar-KDP bloğuna karşı Rusya-Çin-İran-Irak-Suriye-Hizbullah bloğu karşı karşıya gelmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi bu blokların içinde yer almayarak, bloklar arasındaki çelişkilerden yararlanarak politika yürütmektedirler.

Şimdi tarihsel bir soru sormakta fayda var. Ortadoğu’da tarihsel olarak Sosyalist Devrimci hareketin güçlü olduğu iki ülke var. Türkiye ve İran. Tabi burada 60’lı yıllarda Irak Komünist Partisi’nin yaygınlığı ve etkisini göz ardı etmiyoruz ama bugün ciddi bir varlığı görünmüyor. Lübnan’da Lübnan Komünist Partisi’nin varlığı da önemli ama biz süreci kökünden değiştirecek güçlerden söz ediyoruz.

İran devrimci hareketi ağır baskı, katliam ve infazlar sonucunda bugün etkisi çok sınırlıdır. Kürt Özgürlük Hareketi’nin Türkiye Devrimci Hareketi ile ittifakı emperyalist kapitalist devletler sisteminin oluşturduğu zincirde zayıf bir halka olarak öne çıkmaktadır. Kürdistan-Türkiye Devrimi etkisi ile Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu’yu etkileyecek bir gelişmedir. Tabi ki buradaki süreç nihai olarak NATO’ya karşı verilen bir mücadele olacaktır.

Türkiye Devrimci Hareketi hayatın ortaya çıkardığı yeni dönemin toplumsal pratiği ile ilişkilenerek Dünya-bölge devrimi perspektifi ile ülke devrimi sürecini ele almalı. Yenilenme mücadele diyalektiği ile yeni sınıfsal kompozisyonla ilişkilenirken (işçi sınıfının yeni kompozisyonunda Gezi Direnişini bileşenleri ile Metal Direnişinin bileşenleri ile ilişkilenememe sorunu önümüzde pratik bir soru olarak durmaktadır), Kürt Özgürlük Hareketi ile de pratik ilişki geliştirmelidir.

Rojava Kantonlarının gerçeklik bulması özyönetimin pratik olarak sınandığı alanlar olarak karşımıza çıktı. Kobane Direnişi özyönetim ve özsavunmanın nasıl birbirinden kopmaz biçimde birbirine bağlı olduğunu ortaya koydu. Kobane Direnişinin Kuzey Kürdistan’da yarattığı atmosfer Türk egemenlerini çok rahatsız etti.

Kürt Özgürlük Hareketinin T.C’nin müzakere masasından kalkarak Kürt Özgürlük Hareketini imha etmeye yönelik savaş politikasına (MGK kararı ile uygulanması AKP-Ordu ittifakı olarak algılanmalı. Tayyip Erdoğan’ın Harp Akademilerindeki konuşması bu ittifakın resmi ilanıdır aynı zamanda) karşı direnişe geçmesi, artık vaat değil somut adım atılmasının zamanı olduğunu herkese hatırlattı. Direniş özyönetim biçimi olarak tasavvur edilen Demokratik Özerklik ilanı ile yeni bir biçim almıştır. Özyönetim bölgelerine devletin kuşatma ve imha saldırısı özsavunma örgütlenmesinin de önünü açmıştır. Parçalı ve yerel sürdürülen öz savunma giderek daha koordineli hale gelmektedir.

Kürdistan’da süren direnişin etkisizleştirilmesi sürecinde AHİM’in özel güvenlik bölgeleri ilan edilmesi sürecine karışmayacağını deklere etmesi, mülteci pazarlığı ve Rusya’nın hamlesinin dengelenmesi için TC Ordusuna akıllı mühimmat satılması ve Kürtlere karşı operasyonlara sessiz kalınmasından cesaret alan T.C devleti dünyanın gözü önünde kentleri kuşatmakta, Kürt halkını kitlesel olarak cezalandırmaktadır. Sri Lanka’da katliam boyunca dünyanın sergilediği sessizlik ittifakının daha düşük yoğunluklu biçimi Kuzey Kürdistan’da yaşanmaktaydı.

Özyönetime bu kadar öfkeli olan bu siyasi kadro arabuluculuk ve garantörlük yaptığı Filipinler Devleti ile MİKC arasındaki anlaşmanın özerklik ile sonuçlandığını bilmektedir. Buna rağmen 1128 akademisyenin imzaladığı bildiriye öfke kusmuşlardır. Türkiye Devrimci hareketinin mücadele eden örgütleri ve bireylerinin tepkilerinin dışında devlete yönelik Kürt siyasi hareketinin talepleri ekseninde müzakerelere dönülmesi çağrısı ve etrafında oluşan dayanışma bu konudaki en ileri kitlesel duruşu ifade etme özelliğini taşıyor.

Kürt Özgürlük Hareketinin Direnişi ve onunla dayanışma içinde olan uluslararası devrimci hareketler, Türkiye devrimci hareketi ve ilerici demokrat kamuoyunun hayatın içinde ortaya çıkan ortak direnişleri Önasya’daki direnişin geleceği konusunda önemli bir birikim ortaya çıkaracaktır…

Haber:isyandan.org
BENZER KONUDAKİLER

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.