Hindistan: Yeşil Av Operasyonu’nun Yeni Aşamasında Halk Direnişe Sahip Çıkıyor

21

Şehrin ışıklarının uzağında, medya tarafından karartılan, Hindistan’ın merkez ve doğu bölgeleri kanlı bir iç savaşa itildi. Bu savaş, ülkenin diğer bölgelerinde adına “milliyetçilik” denen soylu faşist hükümetin kitlesel histerisiyle birlikte sessizce ilerliyor. Bu savaş ülkenin en yoksul ve dışlanmış insanlarına karşı ABD’nin desteğiyle Hint devleti tarafından yürütülen bir savaş. 250 Binden fazla paramiliter, 600 civarında seçkin savaş gücü, azılı çete üyeleri ve şimdi ordu, hava kuvvetleri, insansız uçaklar ve ISRO uyduları konuşlandırıldı bu savaşta. Bir önceki UPA hükümetince yürütülen Yeşil Av Operasyonu sırasında Adivasilere yapılan topyekün saldırı, mevcut Hindutva-faşist BJP rejimince devasal boyutlara taşındı.

Medya şirketleri savaşın resmi bahanesini papağan gibi tekrarlayarak Maoistler “dışarı süpürülsün” diyor. ABD ve İsrail savunucuları ise olağan ‘terörle mücadele’ masalına devam ediyorlar. Ancak, gerçekler öyle değil, sadece Maoistler değil, Chhattisgarh ormanlık bölgelerinde yaşayan tüm Adivasi nüfusunun yanı sıra tüm ilerici, demokratik ve vicdani sesler saldırı altındadır. Şu anda Chhattisgarh bölgesi savaşın merkezinde olmasına rağmen, devlet tarafından yapılan askeri saldırı Chhattisgarh’ın yanı sıra Odisha, Jharkhand, Maharashtra, Karnataka, Kerala ve Bengal bölgelerine yayılmıştır. İlerici ve demokratik güçler, bu Operasyonların gerçek amacının; tekelci ve aç gözlü madencilik firmalarının acımasızca ve yıkıcı bir şekilde ülkenin mineral ve doğal kaynaklarını yağmalaması ve başta Adivasiler olmak üzere bu alanları temizlemesi olduğunu en başında söylemişlerdir. Yamyam ‘milliyetçilikten’ çok daha fazlası!

Şahitleri Olmayan Bir Savaş

Bizler, yüzüne vahşice asit atılan Soni Sori gibi eylemcilerin, Malini Subramaniam, Alok Putul gibi gazetecilerin ve Jagdalpur Hukuki Yardım Grubu avukatlarının dışarıda takip edildiğini; Bela Bhatia, Jean Dreze, Lingaram Kodopi gibi kişilere tehditler geldiğini ve hatta tutuklandığını, Somaru Nag, Santosh Yadav, Prabhat Singh ve diğerleri gibi bazı yerel gazetecilerin sindirilmek için hapsedildiğini son Chhattisgarh saldırılarında gördük. Gerçekleri Araştırma ekibinin Bastar ziyareti sırasında ekip takibe alındı ve Gerçekleri Araştırma ekibinin üyelerinden, JNU profesörü Archana Prasad ve DU profesörü Nandini Sundar sahtekarlık suçlaması adı altında tutuklandı.

Tüm bu örnekler, Bastar ve Chhattisgarh’ın diğer bölgelerindeki Adivasi halkına karşı büyük bir saldırı hazırlığında olan, Modi-Rajnath-Raman Singh birleşimi tarafından bütün demokratik ve muhalif seslerin susturulmasından başka bir şey değildir. Zaten S.R.P. Polis’inin kötülükleriyle ünlü Genel Müfettişi Kalluri, bu yılın sonuna kadar Maoist hareketi acımasızca ezme planı olan “Misyon 2016” yı duyurmuştu. Kalluri’nin önceki görevi Bastar IG bir gösterge olsa da, bu yeni ‘misyon’, köyleri yerle bir eden güvenlik güçlerine ceza muafiyetiyle, tüm demokratik seslerin acımasızca bastırılması ve “teslim oldular” yalanının gösterilmesi ile sadece devletin daha çok militarizasyonunu getirecek.

Şu anda Bastar’da ve ülkenin diğer bölgelerinde 58.772 paramiliter güç konuşlandırılmış ve bu bölgeler ‘çatışma alanı’ olarak bildirilmiştir. Tüm Bastar bölgesinde her 40 sivile 1 paramiliter düşerken; Her 5 kilometrede bir CRPF, BSF veya ITBP’ye ait bir paramiliter kampı var. Şu anda Hava Kuvvetleri de bölgeye konuşlandırılıyor. Uydu görüntüleri ve radarlar, havadan bombalama ve askeri saldırıların diğer formlarını kolaylaştırmak ve ormanların içindeki insan yerleşimlerini izlemek için kullanılıyorlar. Mevcut saldırıların yanısıra güvenlik güçlerince eylemciler ve avukatlar karşı toplu tecavüz saldırıları da düzenleniyor.

Salwa Judum’un,[1]Bölge halklarına karşı yapılan temizlik harekatı 2011 yılında Yargıtay tarafından tarihi bir kararla yasaklanmasına rağmen, Samajik Ekta Manch, Adivasi Ekta Manch, Jal-Jangal-Jameen vb farklı isimler adı altında P.T.O. gibi paramiliter gruplar devletin silahlı çeteleri görevini üstleniyorlar. Tekelci şirketler ve toprak ağaları tarafından kurulan ve finanse edilen ve devletin yerel askeri gücü olan bu girişim Adivasi halkına ve birbirlerine karşı bir cehennem çukuru olacak şekilde yenilendi. Bu paramiliter gruplar ve destekçileri tecavüz, kundaklama, işkence ve hatta çatışma süsü vermek dahil olmak üzere devlet terörünün korkunç eylemlerini başlattılar.

Yalanların Ardında Yatan; Bu Savaşın Gerçek Niyeti Ne?

Doğal kaynaklar ve mineral bakımından zengin bir bölgede süren bu savaşın ardında büyük şirketlerin kurumsal açgözlülüğünün yattığı çok açık. Bu savaşın doğrudan sponsorları, Tata Mittal, Essar, Rio Tinto, Ambani, Adani ve birçok büyük kurumsal firmanın bölgede yatırım çıkarları var. Bu savaş, Manmohan’dan Modi’ye kadarki hükümetlerce bu şirketlerin ısrarı üzerine devam ettiriliyor. Sağcı Modi hükümeti iktidara geldikten sonra, pervasızca Orman Hakları Kanunu ve Adivasiler için diğer yasal güvenceleri ortadan kaldıran yaklaşık 175 projeyi devreye soktu.  Yerel hayatı yok eden ve arazi alımını kolaylaştıran eyalet hükümetleri kurumların yardakçıları gibi davranıyor ve benzer durumlar Odisha ve Jharkhand’da da ortaya çıkmaktadır.

Savaş; büyük yıkım, sefalet, mülksüzleştirme ve şirketler için yağmalama harekatında devletin daha fazla asker gücü ile önümüzdeki günlerde yoğunlaştıracağı saldırılar ve Chhattisgarh halkının ölümüyle sonuçlanacak. Öte yandan halk kendi yaşamları için mücadele ediyor! Onlar sırf insanca yaşam için, onurları için savaşıyorlar!

Onuru ve yaşam hakkı için savaşan Chattisgarh’daki Adivasi popülasyonunun yanı sıra Jharkhand, Odisha ve Maharashtra’ya savaş gelecek… Onlar direnmenin tek seçenek olduğu bu savaşta hayatta kalmaya çalışıyorlar. Temel bir soru çıkıyor karşımıza; Biz kimin yanında duracağız? Ülkedeki mevcut durum bizleri bu savaşta Adivasi halkıyla dayanışmaya ve birleşik mücadeleye çağırıyor. Bu acımasız savaşa karşı protesto ve direnişi yükseltmek; hayat, adalet ve onuru savunmak için bize katılın.

Bastar Dayanışma Ağı (BSN)

Bu, ülkenin en yoksul kitleleri üzerinde Hindistan devletinin sürdürdüğü korkunç savaşa karşı ilerici ve demokratik insanların kurduğu bir platformdur. BSN zaten bu savaşın dehşetini dile getirmek için kamu haberciliği ve aynı zamanda bir muhalefet oluşturmak amacıyla epeydir halk toplantıları, protesto gösterileri, oturma eylemleri,  duvar grafitileri ve diğer kampanya çalışmaları yapmış, Bastar dışında Kalküta ve Mumbai’deki şubelerden oluşmaktadır. Bu acımasız bir savaş, aynı şirketler tarafından finanse edilen medyanın buna karşı sesini yükseltmesi beklenmiyorken, tanığı olmayan bu kanlı savaşa karşı sorumluluk, ülkenin ilerici ve demokratik güçlerine düşüyor. Bizler, Delhi’deki bütün demokratik güçleri sessizliği kırmaya, Yeşil Av Operasyonu  ve Adivasilere karşı yürütülen bu savaşta bize katılmaya çağırıyoruz.

Kaynak: Bu haber http://www.signalfire.org/2016/07/05/resist-operation-green-hunt-bsn-delhi/ sitesinden derlenmiştir.

Notlar   [ + ]

1. Bölge halklarına karşı yapılan temizlik harekatı
BENZER KONUDAKİLER

Bir Yorum

  1. Pingback: Hindistan’da Köylülerin Toprak Mücadelesi

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.