Direnişin Tarihi ve Geleceği- Julian Brave NoiseCat & Anne Spice

Atlı Lakota savaşçıları, geleneksel sembolleriyle bezeli görkemli atlarıyla, kolluk kuvvetlerinin oluşturduğu hatta yükleniyorlar. Sakınmadan dörtnala polisi geriletiyorlar, yalnızca son anda duruyorlar ve daha sonra daha fazlası için geri dönüyorlar.

Sahne, 1876 dolaylarındaki Küçük Bighorn Savaşı’ndan olabilir. Fakat değil. Burada, Missouri Nehri kıyılarında, Kuzey Dakota’daki Duran Kaya Siu yerli yerleşim yerinin hemen ötesinde topraklarını, sularını, atalarının mezarlarını ve gelecek nesilleri tehdit eden Dakota Petrol Boru Hattı’nı engellemek için yerli toprakları savunucuları ile su savunucuları birlikte direniyorlar. Yerli topraklarını, yetki alanlarını ve özerkliklerini savunan ve bunların iadesini isteyen onlarca yıllık mücadelenin bir parçasılar. Ve bu mücadeleyi yüzlerce yıldır yerli direnişine yol açan aynı nedenlere dayanarak yapıyorlar.

Sıradan bir Amerikalının, Duran Kaya’daki direnişi tek seferliğine ortaya çıkmış bir durum olarak yanlış değerlendirmesi mümkündür: Yerli savaşçılar vahşi bölgelerden ortaya çıkıyor, ilerleme ve kadere yenik düşmeden önce kısa, öfkeli ancak oldukça trajik bir dövüş ortaya koyuyorlar.

Kovboylar ve Kızılderililer II: Boru hattı sürümü

Amerikan Yerlileri Araştırmaları [Native American Studies] kurucularından Vine Deloria Jr, bunu Amerika Tarihi’nin “cameo[1]Filmlerdeki, özellikle film ekibinden birinin veya insanlarca çok tanınan kişilerin oynadığı, küçük roller (ç.n.)kuramı” olarak adlandırıyor. Olayların bu sürümünde yerli halklar, bir sonraki bölümün hikâye akışında senaryodan çıkarılacak, Amerikan ilerlemeciliğinin görkemli drama filmi setindeki figüranlar olarak, kısa süreli roller üstleniyorlar.

Fakat bu tür bir anlatı, yerli halkların (yalnızca ABD’de değil ayrıca Avustralya, Kanada ve Yeni Zelanda gibi yerleşimciler tarafından sömürgeleştirilmiş Anglodünya boyunca) doğal kaynak çıkarımına ve neoliberal sömürgeleştirmeye karşı duran uzun soluklu, oldukça başarılı hareketlerde rol aldığı gerçeğini gizliyor.

Duran Kaya’da ve yerli bölgeleri boyunca yerli halklar, kapitalist birikim ve beyazların egemenliği uğruna yapılan yüzlerce yıllık mülksüzleştirme, boyun eğdirme ve yok etmeye karşı direniyorlar. Yerli halklar Dakota Petrol Boru Hattı’na karşı direnmek üzere bedenlerini tehlikeye attıklarında, toprakla, suyla ve birbirleriyle alternatif bir ilişkiyi sunarken aynı zamanda kendi egemenlikleri için mücadele ediyorlar.

Ortak geleceğimiz için kavga sürüyor.

Yaralı Dizi hatırla

ABD’deki yerli mücadelesinin modern kökleri ve manevi merkezi Oglala Lakota Ulusu’nun Pine Ridge yerli yerleşim yerinin Yaralı Diz [Wounded Knee] köyünde gömülüdür. Orada, 28 Aralık 1890’da, 7. süvari birliği, Şef Koca Ayak önderliğinde Cheyenne Nehri ve Duran Kaya yerli yerleşim yerlerinden gelen yaklaşık 400 kişilik Miniconjou ve Hunkpapa Lakota topluluğunu durdurdu ve onlara Yaralı Diz Deresi kıyılarında kamp yapmalarını emretti.

Lakotalılar, kahin Wovoka’nın Hayalet Dansı hareketinin taraftarlarıydı. Bu hareket ölülerin geri döneceğini, sömürgecilerin defedileceğini ve kabilelerin birleşeceğini, böylece mülksüzleştirilmişlere barış ve refahın geleceğini söylüyordu. Hareket kıta boyunca yerli halklara ilham olurken, sınırdaki yerleşimciler arasında korku yaydı.

29 Aralık sabahı, kampın silahsızlandırılmasına yönelik karman çorman bir çaba sırasında, bir silah sesi duyuldu. Hotchkiss silahları halihazırda kampa nişan aldığı için, süvariler ateş açtılar, Lakotaları ve hatta kimi kendi askerlerini katlettiler. Süvariler kaçan kadınların ve çocukların peşine düştü.

Son silah sesinden sonra, üç yüzden fazla Lakotalı arazide ölü bir şekilde yatıyordu. Cesetleri, ordu onları toplu mezarlara gömmek için siviller kiralayana kadar üç gün boyunca donmaya bırakıldı. İşçiler katledilen bedenlerin üzerine toprak atarken, yerli toprakları göçmenlerin yerleşimine açıldı.

Seksen yıl sonra, Hayalet Dansı ruhu ve Yaralı Diz hatırası Kızıl Güç hareketine[2]1950’ler-1970’ler arasında Amerikan Yerlileri’nin haklarını savunmak üzere ABD’de oluşturulmuş sivil haklar hareketi (ç.n.)ilham kaynağı oldu. Daha iyi bir gelecek için direniş ve iyimserlik, Batı’daki Alcatraz işgalinden Doğu’daki Kızılderili İşleri Bürosu (BIA) binasının ele geçirilmesine değin kıta boyunca dolaştı.

1972’deki Bozulan Anlaşmaların İzinde protestosunda genç, militan ve fotojenik Amerikan Yerlileri Hareketi (AIM) “Yirmi Hususta Hatırlatıcı Notlar” bildirisini yayınladı. Bildiride ABD hükümeti, kıtanın ilk halklarıyla ulustan ulusa [nation-to-nation] ilişkiler için temel olarak anlaşmalara saygı duymaya, onları yeniden oluşturmaya ve hatta yeniden yazmaya davet ediliyordu. Yerlilerin özerkliğini tanımaya ve anlaşmalara uymaya yönelik bu çağrı, bugün de varlığını sürdürüyor.

Şubat 1973’te, Oglala Siu Sivil Hakları Örgütü (OSCRO), AIM’i Pine Ridge’e davet ederek BIA tarafından desteklenen kabile reisi Dick Wilson’ı uzaklaştırmak için yardım istedi. Dick Wilson, görüş ayrılıklarını ve muhalefeti bastırmak için kendi özel ordusu olan Oglala Lakota Ulusu Gardiyanları’nı (GOONs) kullanmayı önemsiz gören tehditkâr bir önderdi. Wilson yolsuzluk, yıldırma ve suistimalle suçlandı, görevi kötüye kullanmaktan kurtuldu.

27 Şubat 1973 gecesi, mükemmel bir siyasi eylemle, elli dört araçlık bir Oglala ve AIM konvoyu silahlandı ve Yaralı Diz’i bozulmuş 1868 Laramie Kalesi Anlaşması şartları kapsamında özgürleştirdi. Ülke çapındaki TV istasyonları ve gazeteler işgalin haberleriyle parladı. New York Times’ın manşetindeki “Silahlı Kızılderililer Yaralı Diz’i Ele Geçirdi, Rehineleri Var” başlığı göze çarpıyordu.

Saatler içerisinde, Wilson’a karşı durma, ABD hükümetine karşı silahlı bir kalkışmaya dönüştü. Eylemcilerin Adalet Bakanlığı’na gönderdiği talep listesi, Senato tarafından derhal Kızılderili anlaşmalarına yönelik oturumlar yapılması ve Güney Dakota’daki Siu yerleşimlerinde BIA’ya yönelik hızlı bir soruşturmayı da içeriyordu. Eylemciler, basını davet ettiler, hükümet arabulucularıyla sert oynadılar ve köyün içerisine gizlice gıda, eylemci ve destek geçirmeye başladılar.

Gazeteciler tarafından bilinmeyen, AIM eylemcileri arasında yayılan söylentilere göre ve anayasanın açık bir ihlaliyle ABD ordusu protestoyu bastırmaya çağrılmıştı. FBI’ın kötü şöhretli COINTELPRO programından[3]COunter INTELligence PROgram, FBI tarafından yerel politik örgütlere sızmak, itibarsızlaştırmak, gözetlemek ve zarar vermek için gerçekleştirilen gizli ve kimi zaman yasadışı projelerden oluşan karşı istihbarat programı (ç.n.)gelen istihbarata dayanarak, ördek avı teçhizatlı askeri komutanlar oyuna girdiler, kolluk kuvvetlerini koordine etmeye, zırhlı araçları ve hava gücü mühimmatlarını konuşlandırmaya başladılar.

Wilson’ın pompalı tüfekli GOON’ları, federal hatların ötesine barikatlar kurarak protestocular, sempatizanlar ve haber kameralarının geçişini engellediler. Küba, Kongo ve dünyanın sömürgeleştirilmiş diğer köşelerinde olduğu gibi ABD hükümeti, çıkarları uyuştuğu sürece bir zalimle müttefik olma arzusunu gösterdi.

AIM savaşçıları av silahları, 22 kalibrelikleri ve Vietnam ormanlarından getirilmiş olan bir AK-47 ile direndiler. Federal kolluk kuvvetleri, 50 kalibrelik silahlar, göz yaşartıcılar ve savaş jetlerini üzerilerinden uçurarak karşılık verdi.

17 Nisan’da, önceki gün hamile eşiyle birlikte Kuzey Karolina’dan gelmiş olan Cherokee Frank Clearwater kafasından vuruldu. 25 Nisan’da yaşamını yitirdi. Ertesi gün bir kurşun Vietnam gazisi Oglala Buddy Lamont’un kalbini parçaladı. Yüz silah selamıyla Şef Büyük Ayak’ın topluluğunun yanına gömüldü ve tabutu hizmet ettiği ulusların bayraklarıyla, ABD ve Bağımsız Oglala Ulusu bayraklarıyla sarıldı.

Bitirilmeden önce, OSCRO ve AIM Yaralı Diz’de hayranlık uyandıracak bir şekilde yetmiş bir gün boyunca direndi. İsyanları ülke çapındaki ve dünyadaki yerli halkları harekete geçirdi.

Kanada’da, Kızıl Güç yerli politikasında asimilasyondan tanınmaya doğru bir değişimi zorladı. Avustralya’da, aborjin toprak hakları için mücadele, önemli siyasal ve yasal zaferler kazandı. Ve Aotearoa/Yeni Zelanda’da, Maori Rönesansı, Kraliyet’i bugüne kadar Kraliyet-Maori ilişkilerini yapılandıran Waitangi Anlaşması’na uymaya başarılı bir şekilde zorladı.

Günümüzde yerli mücadelesi


Dakota Petrol Boru Hattı’na karşı mücadele bu tarihe dayanmaktadır. Doğrusu boru hattı AIM’in Yaralı Diz işgalinin altında yatan aynı anlaşmayı ihlal etmektedir. Ve tıpkı AIM’in anlaşmalara ve yerli bağımsızlığına saygıyı talep etmesi gibi, Duran Kaya Siuları da Laramie Kalesi Anlaşması’na uyulmasını ve topraklarla suyun korunmasını talep ediyor.

Yüzlerce yıllık mülksüzleştirme ve yok edilme çabalarına katlanan halklar, yoksullardan da yoksul ve büyük ihtimalle kolluk kuvvetlerince öldürülecek olanlar, en kolayca unutulanlar, hâlâ buradalar ve hâlâ mücadele ediyorlar. Yüzlerce yıl boyunca kapitalizm içinde ve ötesinde alternatiflerini inşa ettiler. Onlar, hem Lakota toprağına ve tarihine dayanan hem de küresel ölçekteki yerli direnişi ve dirilişi geleneklerinin birer taşıyıcısı.

Geçtiğimiz yıllarda bu mücadele neoliberal saflara savrulma tehdidi altındaydı. Sömürgeci bir devlet tarafından itilen çoğu yerli grup kendisini “büyük hükümet”i ifşa eden ve refah devletini yaralama ve kabileleri küresel ekonominin küçük şirket ortakları olarak yeniden yapılandırma fırsatına atlayan neoliberaller ile her an bozulabilecek bir ittifak içerisinde buldu. “Kabile egemenliği” artan bir şekilde bir Kızılderili kumarhanesine sahip olma ve ondan kâr elde etmeyle birleşmeye başladı.

Bazı yerli gruplarda serbest pazar eleştirisi olmamasına rağmen Duran Kaya ve diğer eylemler bu tehlikeli yönelime uyarı niteliğindeki karşılıklar olarak ortaya çıktı.

Üstelik başka bir yerde, yerli toprak koruyucuları küreselleşmenin oldukça etkili olan akıntılarına karşı yol açmaya çalışıyorlar. Britanya Kolombiyası’nın kuzeyindeki Unist’ot’en kampı, sanayi tarafından “enerji koridoru” olarak tanımlanan toprakları üzerinde yerli yaşamlarını sürdürebilecekleri bir mekân inşa ederek, şimdiye kadar, topraklarından geçecek olan birçok olası ve öngörülen boru hattı inşaatını engelledi. Minnesota’da enerji şirketi Enbridge, Sandpiper boru hattı planını, bir ölçüde kabile muhalefetine bir yanıt olarak geçtiğimiz günlerde rafa kaldırdı. Ve Obama yönetimi Keystone XL Boru Hattı’nı, kabileler ve müttefiklerinden gelen muazzam baskıyla karşılaştıktan sonra iptal etti.

Bu örneklerin her birinde, yerli halklar cameo figüranlardan daha fazlası. Onlar, tamamen kaynak çıkarma amacıyla topraklarını ve sularını yok edecek ve yerli özerkliğini ezecek olan kapitalist genişleme güçlerine karşı mücadelenin merkezindeki başkahramanlar.

Duran Kaya’da, bambaşka kabileler farklılıklarını bir kenara koydular ve bir bütün olarak bir araya geldiler. Kıta çapındaki yerli uluslardan insanlar, onlarla birlikte durmak için binlerce kilometre yolculuk yaptılar. New York City’den San Francisco’ya yerli halklar destek için toplanıyorlar. Birlikte, Dakota Petrol Boru Hattı olmadan bir gelecek tasavvur ediyorlar ve toprakların, suyun, insanlığın ve birbirlerinin temsilcisi olarak yerli ulusların daha adil, daha eşit ve sürdürülebilir bir yol tanımlama haklarını uygulayabildikleri bir gelecek sahneliyorlar.

Duran Kaya’da, Yaralı Diz’den ve dünya çapında tüm gücüyle devralınan, yerli geleceğinin yürekli bir tasavvuru hayatta ve iyi durumdadır. Bu, 2016’nın Hayalet Dansı’dır.

Çeviri: Emre Kalaycı
Kaynak: Jacobin Mag’taki 9 Ağustos tarihli İngilizce orijinalinden Tahir Emre Kalaycı tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir.

Notlar   [ + ]

1. Filmlerdeki, özellikle film ekibinden birinin veya insanlarca çok tanınan kişilerin oynadığı, küçük roller (ç.n.)
2. 1950’ler-1970’ler arasında Amerikan Yerlileri’nin haklarını savunmak üzere ABD’de oluşturulmuş sivil haklar hareketi (ç.n.)
3. COunter INTELligence PROgram, FBI tarafından yerel politik örgütlere sızmak, itibarsızlaştırmak, gözetlemek ve zarar vermek için gerçekleştirilen gizli ve kimi zaman yasadışı projelerden oluşan karşı istihbarat programı (ç.n.)
Etiketler: ,

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.