Kuzey Kore ve Füze Programı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Açıklama:

Bu yazı ilk olarak Rusya’da VPK-NEWS’de yayınlanmıştır. Çevirisi Global Research’den yapılmıştır. Dipnotlar çevirmene aittir. Başlıkta kullanılan Kuzey Kore tanımlaması yazar tarafından kullanılmıştır. isyandan.org Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti tanımlaması kullanmayı tercih etmektedir. Orijinal metin böyle olduğu için değiştirilmemiştir.

isyandan.org

 

Asya Pasifiğindeki politik ve askeri durumun fırtına öncesi sesizliği andırdığı söylenebilir. Batı medyasının üretip yaydığı “hür dünya” ile Pyonyang’daki “komünist totaliter rejim” arasındaki silahlı çatışmaya herkesi hazırlama yarışı artık doruğa ulaşmış durumda.

ABD Kuzey Kore’deki askeri ve sınai tesisleri vurmak amacıyla güçlerini Güneydoğu Asya’da yoğunlaştırıyor. Üç uçak gemisi Japon Denizi’nde emirleri bekliyor: USS CVN-68 Nimitz, USS CVN-71 Theodore Roosevelt ve USS CVN-76 Ronald Reagan. 72 ila 108 arasında F/A-18E ve 36 adette eski F/A-18C Hornet jeti bulunmaktadır. Bu uçak gemilerine karaya saldırılarda kullanılan 540 adet Tomahawk füzesi taşıyan 18 civarında Arleigh Burke destroyeri eşlik etmektedir. Ayrıca Japon Denizi’nde  300’den fazla Tomahawk füzesi taşıyan USS Michigan (SSGN 727) ve USS Florida (SSGN-728) denizaltıları devriye gezmektedir. Guam’daki Anderson Hava Üssü’nde de 6 B-1B ve B-52’nin yanı sıra üç adette nükleer silah taşıyan B-2 bombardıman uçağı hazır beklemektedir. Bütün bu vurucu güç yalnızca gösteri olsun diye bölgeye konuşlandırılmadı.

Amerika 1950-53 arasında yaşanan Kore savaşında da nükleer bir saldırı tehdidinde bulunmuştu. ABD stratejik üstünlüğü ele geçirmek amacıyla Kuzey Kore’deki bazı hedefleri bombalamak için birçok plan yapmıştı. Ancak yüksek rütbeli subaylar Pandora’nın kutusunu açmaya henüz hazır değildi ve bununla birlikte nükleer imha tehdidi daha küçük ölçekte de olsa savaştan sonra bile varlığını sürdürmüştü. Büyük bir olasılıkla Kim Il-sung da bu nedenle kendi nükleer programını başlattı.

İlk denemeler

1960’larda ilk girişimlere Sovyetler ve daha sonra da Çin yardım etmişti. Pakistan da bu programda önemli bir rol oynadı. 90’ların sonlarına doğru Abdul Kadir Han –“İslamabad’ın nükleer bombasının babası”- Kuzey Kore’ye uranyum zenginleştirme ekipmanları ve beş bin santrifüjün yanısıra gerekli belgeleri de verdi. Han 1970’lerde Hollanda’da çalışırken santrifüj projelerini çalınca dikkatleri üzerinde toplamıştı. ABD istihbarat görevlilerine göre füze teknolojileri konusunda bilgilerin bulunduğu CD’leri değiştirmişti. 2005 yılında Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref ve Başbakan Şevket Aziz Abdul Kadir Han’ın Kuzey Kore’ye santrifüj temin ettiğini kabul etti. Önceden kendi isteğiyle CD’leri değiştirdiğini söyleyen bilim adamı 2008 mayısında bunu inkar etti ve Pakistan hükümetinin kendisini şamar oğlanına çevirdiğini söyledi. Ayrıca Kuzey Kore’nin nükleer programının kendisi orayı ziyaret etmeden önce başlamış olduduğunu da iddia etti.

1980’lerin başlarında ülkenin en iyi fizikçileri Pyonyang’ın yaklaşık 100 km kuzeyinde bulunan Yongbyon Nükleer Bilimsel Araştırma Merkezi’nde toplandı.  Çin’in de yardımıyla orada 14 Ağustos 1985’te deneme niteliğinde 20 MW’lık bir hafif su reaktörü[1] inşa edildi. ABD’nin baskıları sonucu 1989’da çalışması durduruldu ve 8 bin yakıt çubuğu aktif bölgenin dışına sevk edildi. Kuzey Kore’nin ne kadar plütonyum ürettiği konusunda yürütülen tahminler birbirinden epeyce farklıydı. ABD Dışişleri Bakanlığı 6 ila 8 kg arasında plütonyuma sahip olduğu tahmininde bulunurken CIA 9 kg olduğunu iddia etti. Rus ve Japon uzmanlara göre ise 8 bin yakıt çubuğuyla en az 24 kg plütonyum elde etmek mümkündü. Kuzey Kore daha sonra reaktörü yeniden çalıştırdı: 1990’dan 1994’e kadar reaktör faal kaldı ve ABD’nin baskıları sonucu 1994’te bir kez daha çalışması durduruldu.

12 mart 1993’te Pyonyang Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’ndan çekileceğini açıkladı ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun incelemelerde bulunmasına izin vermedi.

1990’dan 1994’e kadar Yongbyon ve Taechon’da iki Magnox[2] reaktörü (50 MW ve 200 MW) inşa edildi. Yongbyon’daki reaktör yılda 60 kg plütonyum üretme kapasitesine sahipti ve bu da 10 atom bombası yapmaya yeterliydi. 200 MW’lık reaktör ise 220 kg plütonyum üretebilirdi ve bu da 40 atom bombası yapmaya yeterli bir miktardı. BM Güvenlik Konseyi’nin 825 nolu kararının ve ABD’nin hava saldırısında bulunma tehditlerinin ardından Kuzey Kore diplomatik baskılara dayanamayarak plütonyum üretme programına son verdi. Pyonyang 2002 sonunda Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nı askıya alarak reaktörleri yeniden çalıştırdı.

9 Ekim 2006’da Kuzey Kore yer altında yapılan bir testle nükleer gücünü gösterdi. Patlamanın kuvveti 0,2 ile 1 kiloton[3] arasındaydı.

25 mayıs 2009’da Kuzey Kore yer altında ikinci bir test yaptı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi patlamanın daha kuvvetli olduğunu bildirerek 2 ila 7 kiloton arasında olduğu tahmininde bulundu.

12 Şubat 2013’te Kuzey Kore haber ajansı yüksek güce sahip küçük bir nükleer çekirdeğin test edildiğini açıkladı. Güney Kore Jeolojik ve Mineral Araştırmalar Merkezi patlamanın kuvvetinin 7,7 ila 7,8 kiloton arasında olduğunu tahmin edildiğini bildirdi.

9 Eylül 2016’da yerel saatle 9:30’da 5,3 büyüklüğünde deprem titreşimleri tespit edildi. Merkez üssü Punggye-ri deneme alanının 20 km uzağındaydı. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi titreşimlerin nükleer bir patlamadan kaynaklandığını açıkladı. Kuzey Kore daha sonra beşinci nükleer denemesini yaptığını duyurdu. Patlamanın kuvvetinin 10 ila 30 kiloton arasında olduğu yönünde tahminler yapıldı.

8 Ocak 2017’de Kuzey Kore ilk termonükleer ateşleyiciyi (şarj cihazı) test etti. Çinli sismologlar güçlü bir deprem kaydettiler. Kuzey Kore geçtiğimiz eylül ayında hidrojen bombasına sahip olduğunu zaten açıklamıştı. Değişik ülkelerden sismologlar sarsıntının 6,1 ila 6,4 arasında olduğunu ve merkezinin de yeryüzüne yakın olduğu tahminlerinde bulundular. Kuzey Koreli yetkililer termonükleer ateşlemeyi (şarjı) başarıyla patlattıklarını iddiasında bulundular. Tahminlere göre patlamanın kuvvetinin 100 ila 250 kiloton arasındaydı.

8 Ağustos 2017’de Washington Post ABD Savunma Bakanlığı İstihbarat Merkezine göre Kuzey Kore‘nin güdümlü ve balistik füzelere monte edilebilen 60 küçük nükleer başlık üretmiş olduğunu yazdı. Pek çok batılı medya organı Pyonyang’ın 500 ile 650 arasında nükleer savaş başlığına sahip olduğunu gösteren fotoğraflar yayınladı.

Son 60 yıl boyunca füze savunma alanındaki bütün çabalara rağmen medya birçok uzmanın orta menzilli ve kıtalararası balistik füzelere karşı etkin bir füze savunma sisteminin olmadığına dair görüşlerini de yayınladı. Nükleer savaş başlığı taşıyan stratejik bir balistik füze askeri donanım açısından birinci sınıf bir silahtır. Öyle ki uluslararası alanda politik oyunlar oynayan pek çok ülkenin arzuladığı bir silah.

Ancak nükleer bir başlığı balistik bir füzeye monte etmek oldukça zor bir işti. “Nükleer Klübün” beş üyesi nükleer bomba denemelerinden onu bir füzeye monte edinceye kadar uzun ve zorlu bir yol katetmişti. Amerika’nın ilk nükleer denemesinden 1200 kg ağırlığındaki nükleer W-5 başlığını Matador MGM-1 ve Regulus-1 güdümlü füzelerine monte etmesi 7 yılını ve taktik balistik füzeler Honest John M-3 ve Corporal için W-7 başlıklarını üretmesi de hemen hemen 9 yılını aldı. Bu süreç boyunca 30 nükleer deneme yapıldı. Bazısı yalnızca bombaların ağırlığını ve hacmini iyileştirmek için yapılmıştı. W-3’lerdeki 10.300 pound (yaklaşık 5 ton) ağırlığındaki patlayıcı miktarı W-7’lerde 1.645 pounda (yaklaşık 800 kg) çapı da 60 inçden (yaklaşık 150 cm) 30 inçe (yaklaşık 75 cm) düşürüldü.

İkinci önemli iş de balistik uçuş sırasında ortaya çıkan yüksek hız ve sıcaklığa uyumlu hale getirmekti. Sovyetlerin ilk orta menzilli balistik füzesi R-5M (SS-3) monte edilmiş bir nükleer başlıkla 1956 Şubatında test edildi. Monte edilmiş RDS-4 nükleer bombası 1.300 kg ağırlığındaydı. O zamana kadar Sovyetler Birliği 10 deneme yapmıştı. Çin DF2 orta menzilli balistik füzenin uçuşuna kadar 4 nükleer deneme yaptı.

Mk-1Little Boy ve Mk-3 Fat Man’le başlayan  nükleer bombalar iki tipe ayrılır. İlk tip bombalar top (ya da tabanca) tipi fisyon silahlarıydı, metodun ‘babası’ da Mk-1’di. Fisyon özelliği taşıyan madde ‘top’ metodunun kullanımıyla zincirleme tepkimede bulunacak maddeyle birleştirildi: altkritik maddenin bir parçasını başka bir altkritik maddeyle çarpıştırmak. Bunun için uygun tek aktif madde yüksek oranlı U-235’di. İkinci tip ise içe doğru patlamadır, öncülü de Mk-3’tü: U-235 ya da Pu-239 ya da birleşimlerinden oluşan bir fisyon maddenin çevresi kütleyi sıkıştıran tahrip gücü yüksek bir patlayıcıyla çepeçevre sarılır. Bu durumda aktif madde olarak Pu-239, U-233 ve U-235 kullanılır. Eski tip füzelerin imalatı daha basit olduğundan bilimsel olarak az gelişmiş ülkelerin bunu elde etmesi de daha kolaydı. Yeni tip füzeler daha az aktif madde gerektiriyor ancak imalatı çok daha zor olduğu gibi gelişmiş teknolojilere de sahip olmak gerekiyor. Patlayıcı aparat içi boş eş merkezli kürelerden oluşur. İlk küre aktif maddeden (U-235 kullanılıyorsa dış yarıçapı 7 cm ve iç yarıçapı 5.77 cm, Pu-239 kullanılıyorsa 5 ve 4.25 cm) oluşur. İkinci küre 2 cm kalınlığındadır ve nötronların yönünü saptıracak berilyumdan oluşur. Üçüncüsü, ise 3 cm kalınlığında ve U-238’den oluşur. Dördüncü küre 1 ila 10 cm kalınlığında düzenli patlayıcıdan oluşur. Aparat 2 cm kalınlığında alüminyumla kapanır. Bu model Fat Man’den bu yana pek değişmedi, yalnızca modası geçen patlayıcı değişti. O günlerde 2.300 kg Amatol kullanılırdı. Artık savaş başlıklarında PBX -9501 (W-88) kullanılıyor ve 6 ila 8 kg’ı yeterli olmaktadır.1959’da ABD Atom Enerjisi Komisyonu ana modül olarak nükleer ve termonükleer patlayıcı aparatlar için genel bir matematiksel model geliştirdi. Günümüz Rus ve Amerikan aygıtları için artık bunun modası geçmişte olsa Kuzey Kore’nin aparatlarını değerlendirilmesinde esas olacaktır. Bu model eğer nükleer aparatın çapı biliniyorsa gücünü de tahmin etmeyi mümkün kılıyor. 12 inç çapındaki bir aparatın gücü 10 kiloton, 16 inç 25 kiloton, 18 inç 100 kiloton ve 24 inç 1 megaton gücündedir. Aparatın uzunluğu çapla orantılıdır, bu oran 5’e 1’dir. Eğer aparatın çapı 12 inç ise boyu 60 inç ve ağırlığı da 500 lb. olacaktır.

Hwasong Füzeleri

Hwasong-5 Sovyetlerin R-17 Elbrus (Scud-C) füzesinin birebir kopyasıdır. Kuzey Kore 1979-1980’deki Yom-Kimpur savaşında Mısır’a yardım etmişti. Yardımlarının karşılığında da bu füzeyi Mısır’dan almıştı. Sovyetler Birliği ile ilişkileri gergin ve Çin güvenilmez olduğundan Kuzey Kore “Mısırlı” R-17’yi tersten tasarımlamaya girişti. Sürece bir imalat sanayinin kurulması eşlik etti ve çalışmalar Pyonyang’daki fabrika, Sanum-Dong Araştırma Enstitüsü ve Musudanüri’deki füze fırlatma üssünde yoğunlaştı.

İlk prototipler 1984’te geliştirildi. Hwasong-5 adı verilen bu füzeler (Batı tarafından Scud Mod A olarak tasarlanan) Mısır’dan alınan R-17 füzelerinin aynısıydı. Test  uçuşları Nisan 1984’te yapıldı ancak yalnızca uçuş testleri için planlandığından ilk serisi sınırlıydı. Daha çok üretim kalitesini sınamaya yönelikti. Hwasong-5’in (Scud Mod A) seri üretimi 1985’te başladı. Orjinal Sovyet tasarımına göre birkaç iyileştirme yapılmıştı. 1.000 kg’lık savaş başlığıyla menzili 280 km’den 320 km’ye yükseltilmiş ve Isayev motoru bir parça modernize edilmişti. Savaş başlıklarının birkaç farklı türü vardı; yüksek patlayıcılı, kimyasal ve belki de biyolojik.Üretim süreci sırasında, 1989’da Hwasong-6 geliştirilinceye kadar, birkaç iyileştirmenin daha yapıldığı sanılıyordu, ancak kesin bir bilgiye ulaşılamadı. 1985’de İran 500 milyon dolara 90-100 civarında Hwasong-5 aldı. Satış anlaşması üretim teknolojisini de kapsıyordu ve bu İran’ın kendi üretim tesislerini kurmasını sağladı. Füzeye İran’da  Şahab-1 adı verildi. Birleşik Arap Emirlikleri de 1989’da Hwasong-5’lerden bir parti aldı.

Hwasong-6 ilkine göre daha ileri bir modeldi. Daha uzun erimli ve daha isabetliydi. 1990’da seri üretimi başladı. 2000 yılına kadar yaklaşık 1000 adet üretildi ve bunlardan 400’ü 1,5 ila 2 milyon dolara satıldı. 60’ı İran’a gönderildi ve orada Şahab-2 adını aldı. Ayrıca Suriye, Mısır, Libya ve Yemen’e de satışı yapıldı.

Hwasong-7 (No Dong) orta menzilli bir balistik füzedir ve Kuzey Kore tarafından 1998’de aktif biçimde kullanılmaya başlandı. Batılı uzmanlara göre, 1350 ila 1600 km arasında menzil aralığı var ve 760 ila 1000 kg başlık taşıma kapasitesine sahip. Batılı uzmanlar, No Dong’un İran’ın mali ve Rusya’nın da teknolojik desteği sayesinde  Kuzey Kore mühendislerince yaratıldığı kanısındalar. Anlaşılan 90’ların kaos ve ekonomik yıkım döneminde Rus silah sanayi yeni teknolojileri ilgili bütün taraflara satmaya başlamıştı. Makayev Roket Tasarım Bürosu’nun R-27 Zyb ve R-29 Vysota’yı Kuzey Kore’ye sattığı sanılmaktadır. ABD’ye göre 4D10 motoru No Dong için bir prototip olarak hizmet etmişti. Bu tartışmalı bir iddia. Çünkü No Dong ve R-27’nin aynı teknik özellikleri taşıması sıradışı bir şey değil. En azından bir düzine Amerikan, Japon ve Avrupa ülkelerinin füzeleri gerçekten hemen hemen aynı özelliklere sahiptir. ABD istihbaratına göre, füze TM 185 yakıtı (%20 petrol, %80 parafin) ve AK-271 oksitleyici (%27 azot tetroksit + %73 Nitrik asit) bulunan sıvı yakıt roketiyle güçlendirilmişti. Taşıma kapasitesi (hava boşluğunda) 26,600 kg‘dır. Ancak 50 yıl önce imal edilmiş 4D10 motoru daha sofistike bir yakıt kullanır, UDHM, oksitleyici olarak da % 100 Azot tetroksit. No Dong’un aktifken uçuş süresi 115,23 saniyedir.Saniyedeki maksimum hızı 3750 metredir. Ağırlığı 15.850 kg ve uçuş sırasında ayrılan 557,73 kg’lık başka bir parçası daha vardır. Pakistan ve Irak’a ihraç edilen türleri vardır. Uçuş süresi menzile, menzil de savaş başlığının ağırlığına bağlıdır. 1100 km’lik bir uçuş 760 kg’lık bir savaş başlığıyla 9 dakika 58 saniye sürüyor. 557,73 kg’lık savaş başlığıyla 1.500 km’yi 12 dakikada alıyor. Bu ölçümler Kuzey Kore, Pakistan ve İran’da yapılan fırlatma denemeleri sırasında ABD uyduları tarafında yapıldı.

Hwasong-10 (BM-25 ya da Musudan) hareketli orta menzilli bir balistik füze sistemidir. İlk kez 2010 yılının 10 ekiminde Kore İşçi Partisi’nin 65. Yıldönümü nedeniyle düzenlenen askeri bir geçit töreninde gösterildi. Gerçi batılı uzmanlar onların maket olduğunu iddia etmişlerdi. Hwasong-10 Sovyet P-27 Zyb SLBM’ye benziyor ama boyu iki metre daha uzun. Yakıt tanklarının uzunluğundan hareketle yapılan hesaplamalara göre menzili 3200-4000 km arasında. Sovyet prototipinin menzili ise sadece 2500 km’dir. 2016 nisanından bu yana Hwasong-10 değişik zamanlarda test edildi. İki test başarıyla sonuçlandı. Kuzey Kore’nin envanterinde yaklaşık 50 civarında fırlatıcı bulunmaktadır. 3200 km. menzille Musudan Doğu Asya’daki herhangi bir hedefi vurabileceği gibi Guam ve Okinava adalarındaki Amerikan askeri üslerini de vurabilir. Kuzey Kore bu füzenin başka bir türünü BM-25  adı altında İran’a sattı. Katalogda aktif menzili 2500 km olarak belirtilmektedir ( İran menzilin balistik füzelerle ilgili ulusal yasalarla uyumlu olması için bilerek bir kruz füzesinin menziline düşürüldüğünü iddia ediyor). Bu menzil yalnızca İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan’ı değil aynı zamanda Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan gibi NATO ülkelerini de vurmak için yeterlidir. Tahran’a göre füze birçok savaş başlığı taşıyabilir, büyük bir olasılıkla da gerçekten çoklu savaş başlığı taşıyan bir füze..

Hwasong-12, 14 mayıs 2017’de yapılan bir denemenin fotoğraflarından hareketle yapılan değerlendirmelere göre 28 ton taşıma kapasitesine sahip tek kademeli bir füze projesidir. Dört adet mikro likit yakıt tanklarıyla güçlendirilmiştir. İlk değerlendirmelere göre Hwasong-12 3.700 ila 6.000 km arasında bir menzile sahip olacak gibi. Hwasong -12 Nisan 2017’de  askeri bir geçit töreninde Çin yapımı Wanshan Özel Aracı WS51200’e monte edilmişti. Muhtemelen pek güvenilir olmayan Hwasong-10’un yerini alacak.

Hwasong-13 (KN-08 No Dong-C) kıtalararası balistik bir füzedir. Bir süreliğine orta menzilli bir füze olduğu sanılmıştı. Yeni füzenin motor testleri batılı gözlemcilerce 2011 sonlarında rapor edilmişti. KN-08 sistemi ilk kez 15 Nisan 2012’de Pyongyang’da yapılan bir geçit töreni sırasında gösterildi. Füzelere maket başlıklar monte edilmişti. Bazıları, böyle büyük ölçekteki sıvı yakıt tanklarının yüksek mekanik deformasyon olasılığı nedeniyle nakledilip nakledilemeyeceği konusunda kuşkular olduğundan füzelerin kendilerinin de maket olduğunu iddia etmişti. KN-08’in başka bir tasarımı, benzer de olsa, Kuzey Kore’nin 70. Kuruluş yıl dönümü nedeniyle 10 Ekim 2015’te yapılan törenler sırasında gösterildi. Anlaşılan 2012‘de yanıltmak amacıyla birazcık farklı maketler gösterilmişti ama 2015’te gerçek füzeler görücüye çıkmıştı. Sistem Çin yapımı WS51200 aracına monte edilmişti.

Hwasong-14 en son modeldir. Tam teşekküllü bir kıtalar arası balistik füzedir. Şu anda imalatı bitmek üzere ve test hazırlıkları yapılıyor. Nato‘nun KN-20 füzelerinden esinlenerek tasarlanmıştır. İlk kez 2011’deki bir askeri geçit töreninde gösterilmişti ancak ilk fırlatma denemesi 4 temmuz 2017’de yapıldı. Yörüngedeki zirve noktası 2802 km olarak ayarlanıp fırlatma denemesi yapıldı ve Japon Denizi’nde 933 km yol kat etti. Uluslararası sınıflandırmalara göre, zirve noktası 1000 km’den fazla ve mesafe  5500 km. olduğundan  kıtalar arası bir balistik füzedir. Uzmanlara göre Hwasong 14’ün menzili 6.800 km‘dir. Alaska’ya ve ABD topraklarına ulaşabilir. İkinci bir test 28 Temmuz 2017’de yapıldı. Yörüngede ulaşabileceği en yüksek nokta 3.724,9 km olarak ayarlanarak fırlatma yapıldı ve Japon Denizi’nde 998 km ulaştı. Toplam uçuş süresi Rusların hesaplamalarına göre 47 dakika 12 saniye oldu.  Varsayımsal olarak böyle bir füze 10700 km uzaklıktaki hedefleri vurabilir. ABD’nin batı sahilindeki her hedefi vurabilecek kapasitededir. Dünyanın dönüşü de hesaba katıldığında Şikago ve belki de New York da menzili içindedir. New York Time Hwasong-14 motorlarının Ukrayna yapımı RD-250’den esinlenerek üretildiğini yazdı. İddialara göre Yuzhmash bu motorları Kuzey Kore’ye vermişti. ABD’li uzman Michael Elleman üretim bilgilerinin de motorlarla birlikte verildiğini söylüyor. Güney Kore istihbaratına göre Pyongyang Ukrayna’dan 20 ila 40 arasında RD-251 aldı. Kiev ise Kuzey Kore’ye motorların verildiğini inkar ediyor. The Nonproliferation Review’in başyazarı Joshua Pollak RD-2502‘nin bilgilerinin Ukrayna’dan sızmış olmasının oldukça yüksek bir olasılık olduğuna dikkat çekiyor ancak Hwasong-14’ün ilk aşamasının İran’la işbirliği içinde başarıldığını söylüyor. Kuzey Kore teknik belgelere ya da fiilen 4D10, 4D75 ya da RD-250 füzelerine sahip bile olsa Pyongyang’ın onları kullanması pek mümkün değildir. Kuzey Kore’nin kimyasal üretiminin çok zayıf olduğu ve heptil yakıt türlerinden (simetrik olmayan dimetilhidrazin UDMH) birini üretemeyeceği bir gerçektir. Pyongyang onu Rusya ya da Çin‘den almak zorundadır ve bu da mevcut ambargo nedeniyle mümkün değildir. Kuzey Kore çok bildik bir yola başvuruyor.- enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla Isayev 9D21 motorunda değişiklik yaptılar.

Pukguksong-2 (KN-15) gazla fırlatılan ve katı yakıt kullanan orta menzilli bir balistik füzedir. Çıkış noktası KN-11 SLBM (denizaltılardan fırlatılan balistik füze)’lerdir. Ilk test uçuşu 12 Şubat 2017’de gerçekleştirildi. Oysa ki, Kuzey Kore 2015 Mayısından beri KN-11 denizaltı fırlatıcıları test ediyordu. KN-15‘in özellikleri hakkında henüz pek birşey bilinmiyor. 2017 şubatında füze 550 km yüksekliğe  ve yaklaşık 500 km uzağa ulaştı. 2016 Ağustos ayındaki başarılı KN-11 testine benzer sonuçlar elde edildi. Füzenin normal seyir güzergahındaki bu değişiklik KN-15’in 1500 ila 2000 km arasındaki hedefleri vurabileceği kanısını uyandırdı. Katı yakıt motoru emri aldıktan sonra füzelerin ateşlenmesine imkan sunuyor. Böyle füzeler daha az  nakliye aracına ve personele ihtiyaç duyuyor bu da operasyonlara esneklik kazandırıyor. Halihazırda Kuzey Kore’deki tek kullanışlı balistik füze KH-02’dir. Yeniliklerden biri de füzelerin seyyar rampalardan (TEL) fırlatılmasıdır. Bunda açıkça Sovyet teknolojilerinden esinlenilmiştir. TEL kalın çelikten imal edilir ve bu nedenle birden fazla kullanmak mümkündür. KN-15 testleri dikkat çekicidir. Çünkü bu testler  Sovyetlerin eski ISU-152 üzerindeki 2P19’a benzeyen paletli taşıyıcılardaki fırlatma rampaları kullanılarak yapıldı.Bu KN-15’i Kuzey Kore’nin lastik tekerlekli rampaların kullanıldığı ve dolayısıyla yollara bağlı diğer füze sistemlerinden farklı kılmaktadır. Sistemi paletli bir taşıyıcıya kurmak Kuzey Kore’nin en çok ihtiyaç duyduğu hareket  esnekliği sağlıyor. Çünkü Kuzey Kore yalnızca 700 km asfalt yola sahiptir.

Fırlatma rampasının T-55 tankının üzerine yerleştirildiği sanılmaktadır. Bu da Kuzey Kore’nin kendi başına fırlatma rampalarını geliştirebileceğini gösteriyor. Çünkü silah ambargosu nedeniyle bunları Rusya ve Çin’den satın alamaz. KN-15’in ayrıca JL-1 ve DF-21’e benzediği genel kabul görüyor ve bu da Çin teknolojisi kullanılarak yapılmış olması olasılığını güçlendiriyor. Şekilleri benziyor ve KN-15’in geliştirilme hızı da ayrıca kuşku uyandırıyor. Fiziksel benzerlikler bir füzenin orijinin belirlemek için denizaltından fırlatılan balistik füzelerle ve katı yakıtlı füzeler arasındaki fiziksel benzerlikler göz önünde bulundurulduğunda yeterli değildir.

21 Mayıs 2017’de Kuzey Kore ikinci bir KN-15 testi yaptı. Füze 550 km yüksekliğe ulaşarak 500 km gittikten sonra denize düştü. Füzenin ABD’nin SLBM Polaris A-1 ile benzerliği apaçık ortaya çıktı. Ağırlığı ve büyüklüğü hemen hemen aynıydı: füzelerin çapları 1.40 ve 1.37 m, boyları da 0.9525 ve 9.7 metredir. Ancak Kuzey Kore’nin füzesi daha gelişkin ve daha moderndir. KN-11/15’in kademeleri[4] kozaya benzer bir kompozitten yapılmış. Polaris A-1’in kademeleri ise AM3-256 vanadyum çeliğinden yapılmıştır.

Kuzey Kore kırmak için oldukça sert bir ceviz. Emperyalistler dikkatli olun, dişleriniz kırılabilir!

Dipnotlar:

[1] Nükleer reaktörler genellikle soğutucu olarak kullanılan malzemeye göre sınıflandırılmaktadır. 2015 yılı itibariyle faal ticari reaktörlerin yaklaşık % 85’i soğutucu olarak evlerimizde de kullandığımız suyu kullanmaktadır. Bu tip reaktörler “hafif su reaktörleri” olarak adlandırılmıştır. Hafif su reaktörleri de kendi içinde iki sınıfa ayrılır: Basınçlı su reaktörleri ve kaynar su reaktörleri. Çernobil ve Fukushima kaynar su reaktörleri olduğundan bu türün sayısı giderek azalmaktadır.

[2] 1950’lerde İngiltere’de elektrik üretmek amacıyla geliştirilen gaz soğutmalı reaktörlere Magnox adı verilmiştir. Magnox adı yakıt olarak kullanılan uranyumun magnezyum oksit ile kaplanmasından gelmektedir. Bu reaktörlerde soğutucu gaz olarak da karbondioksit kullanılmaktadır.

[3] 1000 ton dinamitin patlamasına eşdeğer patlama enerjisi.

[4] Roketler iki ya da daha fazla kademe (ya da bölümden) oluşabilir. Her bir kademenin kendi motoru ve yakıtı vardır. Tabanda yer alan ilk kademe daha büyüktür. Roket ateşlendikten sonra yakıtı bitince ikinci kademeden ayrılır. Savaş başlığı ikinci kademede bulunur.

Kaynak: https://www.globalresearch.ca/north-korea-and-its-missile-program-all-what-you-need-to-know/5618993
BENZER KONUDAKİLER

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.