Gözden Çıkarılmış Bir Halk: Afganistan’ın Sivil Ölümler Raporu

Foto: MSF/EPA

Ölümlerin ancak bir kısmını yansıtan Birleşmiş Milletler raporlarına, 3 Ekim sabahı ‘Sınır Tanımayan Doktorlar’ grubunun hastanesine yapılan saldırının istatistiklerine geçmeden 40 yıl öncesine gidelim ve ölüm ve İHA (İnsansız Hava Aracı) saldırıları verilerinin sıralandığı zaman akışını geriye doğru çekip biraz yavaşlatalım.

1960’larda halkçı devrim hareketi Afganistan’da etkin olmaya başlamıştı. 1978’te ‘Afganistan Halkın Demokrasi Partisi (AHDP) bir hükümet oluşturarak feodalizmin kaldırılmasını, bütün dinler için özgürlüğü, kadınlar için eşit hakları ve etnik azınlıklar için sosyal adaleti içeren bir reform programı ilan etmişti. 13.000’den fazla politik mahpus serbest bırakılmış ve polis dosyaları alenen yakılmıştı.’[1]http://isyandan.org/makaleler/john-pilger-fasizmin-yukselisi-neden-yine-sorun-i/

Ücretsiz sağlık bakımı, kitlesel okuma yazma programı, kadınların eğitimi ve özgürleşmesi için bir çok adım atılmış, sosyal devrimin kazanımları en çok da kadınlar için görünür hale gelmişti. 1980’lerin sonunda üniversite öğrencilerinin yarısını kadınlar oluşturuyordu.

1980’lerde Kabil Üniversitesi

 

1980’lerde Kabil Üniversitesi

AHDP hükümetinin Sovyetler Birliği tarafından desteklendiğine kanaat getiren ABD, Orta Asya’da veya dünyanın herhangi bir yerinde kendi kurtuluşunu örgütleyen halk devrimlerine örnek ve umut teşkil edebilecek Afgan devrimini boğmaya karar verdi. Böylesi umut veren bir örnek çok tehlikeliydi. 3 Temmuz 1979 tarihinde Beyaz Saray mücahit olarak da bilinen cihatçı aşiretleri destekleme kararı aldı ki bu aşiretler El Kaide ve İslam Devleti’nin selefiydi. Böylelikle Afganistan’ın ilk ilerici seküler hükümetinin ipi çekilmiş oldu.

AHDP (People’s Democratic Party of Afghanistan)

ABD, Sovyetler Birliğini istikrarsızlaştırmak için Osta Asya’da yeşil kuşak projesini harekete geçirdi. 1986 yılında CIA ve Pakistan istihbarat servisi ISI, Afganistan cihadına katılmak üzere dünyadan asker toplamaya başladılar. Bunların arasında Usame Bin Ladin’in yanı sıra ileride Taliban ve El Kaide kadrolarını oluşturacak bir çok cihatçı yer alıyordu. Bu askerler Virginia’daki bir CIA kampında “Siklon Operasyonu” adı altında paramiliter eğitim gördüler. Bu operasyonun uzun soluklu etkileri oldu, bunlardan biri de BM’den defalarca yardım istemesine rağmen çağrılarına karşılık bulamayan Afganistan’ın son AHDP’li başkanı Muhammed Necibullah’ın 1996 yılında Taliban tarafından bir sokak lambasına asılarak öldürülmesi ve Afgan halk hareketinin boğulmasıydı.

Siklon Operasyonunun uzun vadedeki sonuçlarını John Pilger şöyle özetliyor:

 “Siklon Operasyonu”nun ve “kışkırtılmış birkaç Müslüman”ın geri tepmesi 11 Eylül 2001’di. Siklon Operasyonu Afganistan’dan Irak, Yemen, Somali ve Suriye’ye sayısız insanın, kadın ve çocuğun hayatını kaybedeceği “teröre karşı savaş”a dönüştü. Yürütücülerinin mesajı “Bizimlesiniz ya da bize karşı”ydı ve halen de öyledir.[2]http://isyandan.org/makaleler/john-pilger-fasizmin-yukselisi-neden-yine-sorun-ii/

Tekrar günümüze dönersek; Siklon Operasyonunun doğrudan sonucu Taliban, 28 Eylül Pazartesi Kunduz’u ele geçirdi. Altı gündür Taliban çeteleri ile Afgan ve ABD güçleri arasındaki çatışmalar sürüyordu.

Afgan ve ABD askeri yetkililerine hastanenin GPS koordinatları 29 Eylül’de verilmiş olmasına rağmen, 3 Ekim Cumartesi sabahı Sınır Tanımayan Doktorlar (Médecins Sans Frontières, -MSF) örgütünün bölgedeki tek travma merkezi defalarca bombalandı.

Afganistan’daki ABD Kuvvetleri, Cumartesi sabah 2.15’te ‘tehdit oluşturan şahısları’ hedef alan hava saldırılarının gerçekleştirildiğini doğruladı. Afganistan’daki ABD kuvvetlerinin sözcüsü Albay Brian Tribus bu saldırının bir sağlık kurumunda ‘sivil zayiata’ sebep olmuş olabileceğini kabul etti ve olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldığını belirtti. Geçen sene de İsrail işgal kuvvetleri militanların gizlendiğini bahane ederek Gazze’de hastaneleri, evleri, okulları bombalamıştı.

Kuzey Afganistan’daki MSF Programının başındaki Heman Nagarathnam saldırıyı şu şekilde tarif etti:

Bombalar düştü ve uçakların sesini duyduk…Bir duraklama oldu ve sonra yine vurulduk. Bu defalarca tekrar etti. Sonunda ofisimden çıkmayı başarabildiğimde ana hastane binasının ateşler içinde kaldığını gördüm. Hızlı hareket edebilenler binanın ambarına sığınmışlardı. Ancak hareket edemeyen hastalar yataklarında diri diri yandılar.

MSF 6 gündür süren çatışmalar boyunca 394 yaralıyı tedavi ettiğini belirtti. MSF örgütünün verdiği bilgiye göre saldırı gerçekleştiğinde hastanede 105 hasta ve refakatçilerinin yanı sıra 80’in üzerinde yerli ve yabancı MSF personeli bulunuyordu. İlk belirlemelere göre 12’si hastane personeli, 3’ü de çocuk olmak üzere en az 19 kişi hayatını kaybetti ve bu sayının yükselmesi bekleniyor.

40 yıldır bombalanan, işgal edilen ve ‘teröre karşı savaş’ (war on terror) adı altında katledilen Afgan halkının kayıpları ile ilgili güvenilir veriler yok. ABD Hava Kuvvetlerinin 2010-2015 yılları arasındaki koalisyon güçlerinin hava hareketliliğine dair yayımlamış olduğu verilere göre Ağustos ayında Afganistan’da tam 143 Koalisyon hava saldırısı gerçekleşti.[3]http://www.afcent.af.mil/Portals/1/Documents/Airpower%20summary/31%20August%202015%20Airpower%20Summary.pdf

Afganistan’daki Birleşmiş Milletler Birimi (UNAMA) 2007’den itibaren gerçekleşen sivil ölümler ile ilgili 15 rapor yayınlandı. UNAMA verilerine göre 22.849 Afgan sivil hayatını kaybetti. Ancak unutulmamalıdır ki bu rapordaki sayılar kadar sivil tanımı ve öldürülüş şeklindeki meşruluk ve uluslararası hukuka göre yasallık muğlak ve tartışmalıdır.[4]http://blogs.cfr.org/zenko/2015/10/03/kunduz-airstrike-and-civilian-deaths-in-afghanistan/

‘Hangi güçler tarafından öldürüldüğüne göre sivil ölümler’ tablosu

‘Saldırı şekline göre’ sivil ölümler tablosu

‘Saldırı şekline göre’ sivil ölümler tablosu

Tablolarda Kullanılan Terminoloji

Aerial attack or air strike: Hava saldırısı

Anti-Government Elements: Hükümet karşıtı unsurlar: ‘Afganistan Hükümetine ve uluslararası koalisyon güçlerine’ karşı silahlı faaliyet yürüten bütün güçleri, grupları ve kişileri kapsar.

Civilian: Sivil: Uluslararası hukuka göre askeri/paramiliter hiçbir silahlı gruba üye olmayan ve silahlı faaliyet yürütmeyen kişiler. Ancak herhangi bir silahlı gruba üye olsa dahi ‘hasta, yaralı, kazazede, savaş esiri’ durumunda olan bireyler ile herhangi bir silahlı gücün tıbbi ya da dini personeli olan kişiler uluslararası hukuka göre koruma altındadır.

Complex attack: Kompleks saldırı: Bir saldırının kompleks saldırı olarak nitelenebilmesi için intihar saldırısı olması, birden fazla saldırı aracı içermesi (vücut ile taşınan bomba, bomba yüklü araç…) ve birden fazla saldırganın olması gerekmektedir.

EOF Incidents: Aşırı Güç Kullanımı: Bu terim sivillerin, askeri konvoy geçişi, kontrol noktaları vb. durumlarda, askeri personelin ‘direktiflerini’ takip etmediği hallerde, askeri personelin ‘önleyici bir önlem’ olarak tehdidi ortadan kaldırması anlamına gelmektedir.

Yani İsrail işgal güçleri askerinin kontrol noktasında silahlı olduğunu varsayıp 18 yaşındaki silahsız Filistinli Hudeyl Huşlemun’u vurup öldürmesi gibi…

IED: El yapımı patlayıcı

IM Forces: Uluslararası Askeri Kuvvetler: Bu Afganistan’da yer alan NATO yönetimindeki ISAF (International Security Assistance Force) ve ABD Kuvvetlerinin yanı sıra Özel Operasyon kuvvetleri ile yabancı istihbarat kurumlarını kapsamaktadır.

Pro-Government Forces: Hükümet yanlısı güçler: Bu grup Afgan Ulusal Güvenlik güçleri ve koalisyon güçleri ile birlikte çalışan askeri/paramiliter güçleri kapsamaktadır. Bunlardan bazıları: ANA, ANP, ABP, NDS, ALP…

UAVs: İnsansız Hava Aracı

BM istatistiklerinde ancak bir kısmı kayıt altına alınmış 2007-2015 yılları arası sivil kayıpların öldürülüş şekli, sorumluluları ve sorumluların işledikleri suçların yasal çerçevesi yukarıda özetlenmiş terminolojiye göre kategorize edilmiştir. Ancak İsrail’in Filistin işgalinin uluslararası hukuka göre suç olduğu ne kadar aşikarsa içinde ‘tehdit oluşturan unsurlar’ barındırsın barındırmasın düşman kuvvetlerine mensup askerleri tedavi etse dahi hastane vurmanın savaş suçu olduğu da bir o kadar açıktır.

Obama olayın ardından yaptığı açıklamada sivil kayıplar ve hastane personeli için ‘üzüntülerini’ dile getirdiği özrünü kısa tutup Afgan hükümeti ve güvenlik güçleri ile iş birliğinin ve ‘teröre karşı savaşın’ devam edeceğini belirtmiştir.[5]https://news.vice.com/article/msf-says-afghan-hospital-was-repeatedly-hit-by-bombs-in-prolonged-attack?utm_source=vicenewstwitter

Haber: isyandan.org

Notlar   [ + ]

1. http://isyandan.org/makaleler/john-pilger-fasizmin-yukselisi-neden-yine-sorun-i/
2. http://isyandan.org/makaleler/john-pilger-fasizmin-yukselisi-neden-yine-sorun-ii/
3. http://www.afcent.af.mil/Portals/1/Documents/Airpower%20summary/31%20August%202015%20Airpower%20Summary.pdf
4. http://blogs.cfr.org/zenko/2015/10/03/kunduz-airstrike-and-civilian-deaths-in-afghanistan/
5. https://news.vice.com/article/msf-says-afghan-hospital-was-repeatedly-hit-by-bombs-in-prolonged-attack?utm_source=vicenewstwitter
BENZER KONUDAKİLER

Hiç Yorum Yapılmamış

  1. Pingback: Suudi Arabistan’ın Yemen Sicili: Hastane Bombalamaları

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.