Dünyanın En Uzun Soluklu Komünist Devrim Mücadelesinin Hala Güçlü Bir Şekilde Devam Etmesinin 5 Nedeni

Resim: Ka (Yoldaş) Kathryn, Güney Tagalog’daki genç bir Yeni Halk Ordusu savaşçısı, yeni nesil kızıl savaşçıların siması haline geldi.

Yeni Halk Ordusu (YHO) herhangi bir yavaşlama belirtisi göstermeksizin yoluna devam ediyor. Dünyanın en uzun soluklu komünist devriminin silahlı kanadı, 29 Mart’ta 48. yıldönümünü kutladı.

Filipinler Komünist Partisi (FKP) tarafından yönetilen YHO, partinin kuruluşundan bir yıl sonra, 1969’da kuruldu. O zamandan bu yana, Filipinler Cumhuriyeti’nin başına geçen her başkan isyancıları ezme sözü verirken FKP 50 yıla yaklaşan mücadelesi boyunca köylüleri desteklemeye devam etti.

FKP’nin siyasi müttefiği Ulusal Demokratik Cephe (National Democratic Front-NDP), Duterte başkanlığa geldiğinden bu yana hükümetle barış görüşmeleri sürdürmekte. Barış sürecinin engebeli yoluna ve yaşanan aksiliklere rağmen görüşmelerde şu ana dek eşi benzeri görülmemiş ilerlemeler kaydedildi. NDP’nin barış görüşmelerindeki ana amacı ise silahlı çatışma sürecini, yani ülke çapında süren yoksulluğu ve adaletsizliği çözüme erdirebilmek.

Barış görüşmeleri süresince FKP ile devlet arasında geçici ateşkesler gerçekleşmiş olsa da askeri çarpışmalar devam etmekte. Şu anda tüm gözlerin üzerinde olduğu YHO kuşkusuz halka açılabilmek anlamında büyük bir olanağa sahip. Filipinler Çevre ve Doğal Kaynaklar Dairesi’nin sekreteri Gina Lopez, geçen hafta ”YHO’yu çok sevdiğini” ve çevreyi koruyabilmek adına ”iyi insanlar” olan YHO’lularla birlikte çalışmak istediğini söyledi.

FKP’nin açıklamalarına göre, gerilla cepheleri 1977’den bu yana ülkenin kırsal kesiminde oluşturulmakta. 2013 yılında, FKP önderliği Yeni Halk Ordusu’nun Filipinler’deki 81 vilayetten 71’inde faal olduğu açıklamasını yapmıştı.

Halktan insanların sık sık anlattıkları gerillalarla tanışma hikayelerini göz önünde bulundurursak bu sayılar kimseyi şaşırtmamalı.

Yeni Halk Ordusu sözcüsü Ka (Ka:Filipince’de yoldaş anlamına gelen ön ek) Oris’in söylediğine göre Yeni Halk Ordusu’nun asker sayısı her yıl yüzlerle artmakta ki bu özellikle de ülkenin güneyinde yer alan ve isyancıların kalesi konumundaki Mindanao’da görülebilmekte.

Komünist Parti ve devrimci ordu, Filipinler’de kesinlikle modası geçmiş kavramlar değil. Lenin’in Ekim Devrimi’ne önderlik ettiği zamandan bu yana  yüz yıl geçmiş olsa da, silahlı mücadele ve sosyalizmi inşa etme hedefi Filipinler’de önemini korumakta. Bunun beş nedenini aşağıda sıralıyoruz:

1-) Mücadelenin Israrla Sürdürülmesinin Önemli Temellerinin Olması

Filipinler üzerine çöken ABD emperyalizmini dışarıda tutarsak, ülkenin kırsal kesiminde feodalizm hakimdir. Filipinler’de 13000 hektarlık bir tarım arazisi olmasına karşın her 10 çiftçiden 7’sinin kendi toprağı yoktur.

Toprak ağalığı, en çıplak ve geri haliyle, feodalizmin merkezinde bulunmaktadır. Yılda sadece bir kere hasat toplayan, geçimini çoğunlukla tatlı patatesten kıt kanaat elde eden birçok çiftçi vardır. Bu çiftçilerin üretim araçları ve üretim yöntemleri 400 yıl öncesinden (İspanyol hakimiyeti döneminden) kalmadır ve ürettikleri açlık sınırında yaşamalarını ancak karşılamaktadır.

Ortakçılar toprak ağalarına çuvallarla pirinç ve sebze verirken karşılığında sadakayla yetinme durumundadır. Toprak ağaları köylülerden zorla çektikleri artı emek olarak çiçek, meyve hatta ortakçıların çocuklarını dahi alabilmektedir. Toprak tekelleri, topraksızlık ve muhtaç bir köylülüğün varlığı silahlı mücadele koşullarının temellerini yaratmaktadır.

Filipinler ulusunda toplumsal eşitsizlik ürkütücü bir şekilde artmaktadır. 2015’te Dünya Bankası’nın açıkladığı verilere göre Filipinler Güneydoğu Asya ülkeleri arasında en büyük işsizlik oranına sahip ülkedir. Son 6 yılda, Filipinler’in en zengin 40 ailesinin net geliri toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın %14’ünden %24’üne ulaşırken 2016 yılındaki sayımlara göre Filipinler’deki en zengin 25 kişinin toplam geliri 76 milyon Filipinlinin toplam gelirine eşittir.

Günden güne yoksullaşan Filipinlilerin ”bazen tarihin, ilerleme için, zorlanmaya ihtiyaç duyduğunu” görmeleri şaşırtıcı değil.

2-) Güçlü Bir Devrimci Geleneğin Varlığı

Misafirperver Filipinlinin aksine bizim tarihimiz sürekli bir çatışmadır. Macellan 1521’de Filipinler’e vardığından bu yana Filipinliler yabancı işgallerine ve yerli egemenlere karşı mücadele etmektedir.

300 yıl süren İspanyol hakimiyeti boyunca irili ufaklı 200 kadar isyan gerçekleşmiştir. Andres Bonifacio önderliğindeki 1896 devrimi, ulusal bir isyancı ağı kurması dolayısıyla bu isyanları bir adım ileri götürmüştür.

1900’lerin başı itibariyle İspanyol egemenlerin yerini ABD alırken ülkenin ilk Marksistleri 1930’da ilk komünist partiyi kurmuştur. İkinci Dünya Savaşı ve Japon işgaliyle beraber, Filipinler Komünist Partisi sömürgeci karşıtı Hukbong Bayan Laban sa Hapon’u (HUKBALAHAP-Anti-Japonya Halk Ordusu) kurmuştur.

1968’de FKP’nin yeniden inşasından bir yıl sonra Yeni Halk Ordusu kurulmuştur. Yeni FKP gençliği ulusal kurtuluş ve demokrasi mücadelesi için Bonifacio’nun ”yarım kalmış devriminden” esinlenmiştir.

 3-)Dağlardaki Öz Yönetim

Bir ulus, iki devlet – Avrupa Parlamentolarının 1990’larda kabul ettiği bu savaş durumu statüsü birbiriyle savaşan iki egemen entitenin varlığını öngörmektedir. Esasında, komünistlerin kendi sürekli ordusu (kızıl bölgeler), yasaları, memurları ve toplumsal platformları vardır. Feodalizmin adaletsizliklerine maruz kalan insanların başvurabileceği herhangi bir yönetimsel yapının olmaması, FKP’yi düşük maliyetli hizmet ve toplumsal sistemleri oluşturmaya ve uygulamaya yöneltmiştir. Bu bölgelerdeki çoğu çiftçi kendilerini Manila’daki Başkanlık Sarayı’ndan ziyade Halk Hükümeti’nin bir parçası olarak tanımlamaktadır. Bu bölgelerde yasaları halk yaparken hükümet ise bu yasalara uymaktadır.

FKP kimi durumlarda bunu bir propaganda yöntemi olarak da kullanmıştır. Birkaç yıl önce, FKP isyancılar tarafından yönetilen bir belediyenin Filipinler Hükümeti’nin mandasından bağımsız gerçekleştirilen kasaba yöneticisi seçimlerinin videosunu yayınlamıştır.

Halk Hükümeti tarafından yönetilen bölgelerde günlük sorunların çözümüne ilişkin toplumsal yapılar da kurulmuştur. Üretimin ve güvenliğin arttırılmasının yanında  daha iyi sulama yöntemleri geliştirmeye yönelik çalışmalar da yürütülmektedir. Eğitim, okuryazarlık, sağlık ve evlilik meseleleri de Yeni Halk Ordusu’nun üzerine çalıştığı programlardır.

Vatikan’ın dışında boşanmanın yasak olduğu tek ülke Filipinler olsa da devrimci hareketin bu konuda eşcinsel birlikteliği ve boşanmayı içeren kendi ilkeleri mevcuttur.

4-) Çok Sayıda Destekçinin Varlığı

Yeni Halk Ordusu ve Duterte hükümeti arasındaki ateşkes anlaşması Şubat’ta sona ermiş olsa da iki taraf da barış görüşmelerinin savaş durumunda da devam edebileceğini dile getirmiştir. Ama yine de Mao Zedung’un doğum günü ve FKP’nin kuruluş yıldönümü olan 26 Aralık (Maoist Noel’i de denebilir) günü ateşkes devam etmekteydi ve bu önemli gün tüm ülkedeki gerillalar tarafından güçlü bir şekilde kutlandı.

Son yıldönümü kutlamasında FKP sempatizanlarını ve halkı gerilla bölgelerine, özellikle de büyük bir anma töreninin gerçekleştirildiği Mindanao’ya davet etti. Hükümet yetkililerinin, rahibelerin ve rahiplerin, bilim insanlarının, yabancı delegelerin, sanatçıların ve çiftçilerin de aralarında oldukları 15000 kişilik bir kitle, müzik dinleyerek, dans ederek ”Halk Savaşı Halkın Barışı İçindir!” sloganına eşlik etti.

Manila bu cephelerden yalnızca biriydi. Bir diğer dikkate değer anma töreni ise Manila’dan pek de uzak sayılmayacak Güney Tagalog’da gerçekleştirildi ve 1000 kişi bu törene katıldı. Bu törende, Ka Kathryn ve bölge sözcüsü Ka Diego genç insanları Yeni Halk Ordusu’na katılmaya çağırdı.

5-) Komünist Parti Durmak Bilmez

2017 başından bu yana gerçekleştirilen taktiksel saldırılar devletin askeri gücünü defalarca kez cezalandırdı. Yeni Halk Ordusu birliklerinin düşman kamplarına yaptıkları baskınlar ve maden şirketlerinin makinelerini ve ekipmanlarını kullanılmaz hale getirmeleri alışılagelmiş haberler haline geldi.

Kentlerde ise Yeni Halk Ordusu üyeleri ve sempatizanları maskeli bir şekilde yürüyüşler düzenlerken halkı devrime katılmaya çağırdılar. Geçtiğimiz ayda iki maskeli yürüyüş düzenlendi ki bu bir illegal örgüt için alışılagelmiş olandan daha sıktır.

Yeni Halk Ordusu kurulduğundan bu yana her başkan gerillaları yok etme vaatlerinde farklı karşıdevrimci programlara sahip olmuştur. Hiçbiri de hareketi yok etmeye yaklaşamamıştır. Yeni Halk Ordusu’nun yalnızca Kuzeydoğu Mindanao oluşumu dahi Filipinler Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik 181 başarılı operasyon gerçekleştirmiştir.

Muharebelerden zaferle ayrılmak dışında Yeni Halk Ordusu düşmanlarının bir bölümünün kalbini de kazanabilmiştir. Yeni Halk Ordusu’nun yakın dönemlerde serbest bıraktığı iki savaş esiri,  ”Bize ikinci bir şans verdiğiniz için size minnettarız. Bize hiçbir zarar vermeden bizi serbest bıraktınız.” diyebilmiştir.

Şu anda savaşın sona ermesi ihtimal dahilinde gözükmüyor. Komünistlerin bunu bildiğine şüphe yok. İki taraf da masaya oturmuşken işler sonunda komünistlerin lehine dönebilir.

Kaynak: https://international.thenewslens.com/article/67077

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BENZER KONUDAKİLER

3 Yorum

  1. yusuf şöyle dedi:

    bi dakka ya, en uzun komünist direniş kolombiyadaki FARC değil mi?
    onlar 53 yıl direndiler ayrıca hindistandaki hkp direnişi de yho’nunkinden daha önce başlamadı mı?

  2. bir nedende ben ekleyeyim.
    6- filipinlerdeki gericilik
    filipinlerin vatikan dışında boşanmanın yasak olduğu tek ülke olması, hemde yoksulluğu önemli ölçüde azaltacak doğurganlığı düşürme teşvik ve tavsiyelerine katolik kilisesinin tepkilerini göz önüne alınca, nasıl bir gericilik rüzgarının içinde olduğunu anlamak mümkün.
    böyle bir koyu katolik çevrenin dini hegemonyası altında ve feodali yaşamın içinde insanların halen ortaçağın içinde olduğunu anlamak mümkün. elbette bu koşullarda yaşayan ve ezilen insanlar bulundukları feodal yapı ve dini hegemonya sebebiyle bir kurtuluş yolu arayacak ve bunun fkp’de olduğunu görecektir ve görüyorda zaten

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.