Devrimci Koordinasyon Komitesi: Oluşum Süreci ve Perspektifi (Che Guevara Dergisi, Şubat 1975)

JCR_1
Acı yenilgilerle sonuçlanmış ayaklanmalardan sonra zafere ulaşan Küba Devrimi’nin büyük bir zaferi ile kazanılan önemli deneyimler, 1960’lı yıllarda Latin Amerika devrimi için öncü rol oynadı. Halklarımız, kahraman Küba halkının kazandığı büyük zaferin verdiği enerjiyle emperyalizme karşı sosyal patlamanın genel sürecini ve sosyo-ekonomik durumun eleştirisi için kesin çözümler arayan devrimci arayışı başlatmıştır.

Kahraman öncüler bu mücadelenin başını çekmek için hiç tereddüt etmediler, suya sabuna dokunmayan reformist kavramları aşmakta hiç tereddüt etmediler ve kararlı bir biçimde silahlı mücadele yoluna gittiler. Ancak toplumun büyük oranını oluşturan gençliğin ideolojik cahilliği ve ekonomik anlamda gelişmemişliğimiz ideolojik ve sınıfsal bilincimizde büyük eksiklikler yarattı. Bu durum onların devrimci savaş yolunda öncü savaşçılar olmalarını engelledi. Bu yüzden, labirentte kaybolmuş halkımızı devrimci görevlerine, doğru biçimde yönlendiremedik. Ama cesaretimizi yitirmedik. Bu mücadelenin yaşayanları ve özellikle de yeni devrimci filizlerimizin mücadeleye olan inançları savaşmak ve kazanmakta kararlı olduklarını ortaya koymaktadır.

Komutan Che Guevara’nın şanlı destanına öncülük edenlerin zaferleriyle donanmış olarak elde ettiğimiz deneyimler üzerinde öz-eleştirilerimizi yansıtıyoruz ve uluslararası proletaryanın deneyimlerini büyük bir ilgi ve ciddiyetle inceliyoruz. Öncelikle Vietnam devrimcilerinin deneyimleri ve Lenin’in metinleri olmak üzere Marksist-Leninist görüş ışığında kitlelerin deneyiminden süzülmüş devrimci Latin Amerika düşüncesinin yolunu açmaktayız.

Böylece, 1960 ‘lı yılların devrimci uyanışını devam ettirmek ve yeni bir ivme kazandırarak öncülüğünü olgunlaştırma perspektifi yaratmaktayız. İçinde bulunduğumuz sosyo-ekonomik durum, emperyalist sisteme karşı son derecede kritik anlam taşımaktadır ve işte bu sebeple devrimci ilerleyişimizde dayanışmayı sıkı tutmak gerekmektedir.

Devrimci Koordinasyon Komitesi bu hassas koşulları kavradığımız devrimci çerçeve içinde doğmuştur. Bu Komiteyi oluşturan 4 örgütün karşılıklı dayanışma ve işbirliği için attığı tohumlar 1968 yılına kadar dayanmaktadır. Dayanışma ve işbirliğinin, birbirine organik biçimde bağlı örgütlerin oluşturacağı Koordinasyon Komitesi düşüncesine evrildiği 1972 yılının Kasım ayı, asıl başlangıç tarihi olarak kabul edilebilir. Karşılıklı olarak yapılan birçok görüşme ve toplantı sonucunda varılan mutabakat çerçevesinde: Bolivya-ELN, Şili-MİR, Arjantin-PRT-ERP, Uruguay-MLN-Tupamaros bu birliği oluşturmuştur. Devrimci Koordinasyon Komitesi’nin oluşumu şöyledir: 1969 yılında La Paz kentinde PRT ve Inti Peredo örgütü temsilcileri ile yapılan toplantıda; 1970 yılında yine La Paz kentinde MLN ve Chato Peredo örgütü temsilcileri ile yapılan bir seri toplantıda, 1971 ve 1972 yıllarında Buenos Aires ve Montevido kentlerinde MLN ve PRT-ERP örgüt temsilcileri ile yapılan çeşitli temaslar sonucunda, 1971 yılının Ocak ayında Şili’de Santiago kentinde MİR ve PRT örgütlerinin temsilcileri arasında yapılan bir dizi görüşme sonucunda varılan kararlar sonucunda Devrimci Koordinasyon Komitesi oluşturulmuştur.

Bu temaslar, işbirliği faaliyetlerimizi devam ettirmiş ve karşılıklı mutabakata varma olanağı sağlamıştır. Aynı zamanda farklı örgütler olarak her birimizin yaşadığı özel deneyimleri birbirimizle paylaşmak ve değerlendirmek anlamı taşımaktadır. Bu Koordinasyon Komitesi Güney Amerika ülkeleri içinde bağımsızlık savaşı veren 4 ülkenin devrimci örgütleri arasında koordinasyon sağlamak üzere kurulan ilk birliktir.

Kasım 1972 

1972 yılının ilk günlerinde Şili/Santiago’da çok önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantıya MİR örgütünün Pleno’daki politik komisyonu; MLN örgütünün ulusal yönetici kadrosundan 3 üye ve PRT örgütünün politik bürosundan 3 üye katıldı. Toplantının açılış konuşmasını MİR örgütünün Genel Sekreteri Miguel Enriquez yaptı ve konuşmasında öncelikle toplantıya katılan 3 örgütün öncülüğünü üstleneceği uluslararası bir organizasyonun son derecede gerekli olduğunu açık biçimde dile getirdi. Oluşturulacak bu yeni organizasyona 1915 yılında Leninizmin başlangıç tarihine açık referans yaparak « Küçük Zimmerwald Konferansı» adını verdi. [1]Zimmerwald Konferansı : İsviçre’nin Zimmerwald şehrinde 5-8 Eylül 1915 tarihleri arasında toplandı. İkinci Enternasyonal’de devrimci sosyalistler ile reformist sosyalistler arasındaki koalisyonun sonunun başlangıcını önceden gören uluslararası sosyalist bir konferanstı. Rusya, Polonya, İtalya, İsviçre, Bulgaristan, Romanya, Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç ve Norveç gibi ülkelerden 38 temsilci vardı. Lenin, Robert Grimm tarafından başı çekilen merkez ve merkez eğilimli konferansın çoğunluğunu oluşturan “Zimmerwald merkez” grubuna karşı muhalif olarak “Zimmerwald Solu” adında küçük bir  uluslararası sosyalist grup örgütledi.

Devrimci öncülerin birlik olması emperyalist baskıya karşı koymak için silahlı mücadele yolunda karar alınmasını, sosyalizmin kökleşmesini pekiştirdi. Bu karar içinde bulunduğumuz zaman ve şartların ortaya koyduğu bir zorunluluktur. Şanlı Küba devriminde olduğu gibi Latin Amerika halklarına zafere giden yolun kapısını açmak, barbar düşmana karşı durmak için, yanki emperyalizmine dur demek için ve geçmiş yıllarda yapılan reformist ve halk dalkavuğu popülist faaliyetlere son vermek için devrimci birlik kuruldu. Miguel Enriquez, Latin Amerika ve genel olarak dünyanın içinde bulunduğu durumu son derece net ve akılcı tarzda ortaya koyan argümanlarını sundu; yaptığı analizler Latin Amerika’da devrimci mücadele veren güçlerin koordinasyon içinde hareket etmesi gerektiğini bir kere daha gözler önüne serdi ve birlik kararı alan üç örgütün verdiği etkili mücadele ile elde edilen kazanımlar yaptığı analizi pekiştirdi.

Miguel Enriquez’in yaptığı önerilerin hiç birine itiraz edilmedi ve hepsi oybirliği ile kabul edildi ve dolayısıyla bir kaç dakika sonra önerilerin somut pratikler olarak hayata geçirilmesi hakkında görüş alışverişine geçildi. Böylece, çözüm önerileri üzerinde mutabakat sağlandı. (oybirliği ile verilen bu kararların ortak bir bildiri olarak açıklanmasına, çözüm projesini yayınlamak üzere politik bir dergi çıkarılmasına, birliği oluşturan kadroların örgütlenme ekolüne, işlevsellik kazandırma projelerine, birbirine organik olarak bağlı bu hareketin işleyiş tarzlarına vs. karar verildi.) Ve bu sayede devrimci işbirliği ve dayanışmada yeni ve daha derin bir etap açılmış oldu; bu süreçte dayanışma bağları sağlamlaştırıldı, saflar sıklaştırıldı ve karşılıklı mutabakat çerçevesinde hareket ilerletildi.

ELN’nin Komiteye Katılması

Kasım ayındaki toplantıda Bolivya-ELN örgütü önderleri ile Tupamaros önderleri arasında sürdürülen görüşmeler açıklandı ve bu açıklamada Bolivya-ELN örgütünün « Küçük Zimmerwald » projesine katılma olasılığı dile getirildi. Daha sonraki süreçte, Kasım toplantısında varılan çözüm önerileri mutabakatına bağlı olarak, Bolivya-ELN örgütü resmi olarak bu uluslararası güçbirliğine tam gücüyle katıldığını ilan etti.

1973 yılının sonlarında, kurulan dayanışma konsolide edilerek saflar sıklaştırıldı ve birliği oluşturan 4 örgütün ve kardeş faaliyet gösteren diğer yoldaşlarının oluşturduğu Uluslararası Kadro Okulu örgütlendi. Şili’nin içinde bulunduğu kritik durum sebebiyle MİR örgütü tüm gücünü kendi ülkesine sarfetmek zorundaydı, bu şartlar altında zorunlu olarak mücadele gücü en diri olan örgüt etrafında örgütlenmek gerekiyordu işte bu sebeple 1973 yılının sonlarında ortak birlik örgütünün kurulması somutlaştı. Sistematik biçimde işleyen bir pratik oluşturmak üzere haftalık peryotlarla toplantılar yapıldı ve ortak görevler üstlenecek farklı ekiplerin entegrasyonu gerçekleştirildi.

Devrimci Koordinasyon Komitesinin Doğuşu

1974 yılının başlarından itibaren, Latin Amerika uluslararası yeni örgütlenmesinin yolunu açacak olan ortak bildiri projesi hazırlanmaya başlandı. Öncelikle 4 örgüt tarafından olgunlaştırılan proje kabul gördü ve yeni destek, katkı ve geliştirmelerle benimsendi. Latin Amerika ülkelerinin tümünde tanındı ve 1974 yılında Uluslararası Devrimci Koordinasyon Komitesi dünyanın her tarafında resmi olarak varlığını kabul ettirdi.

Bu önemli deklarasyon birçok dile tercüme edildi ve yaygın biçimde dağıtıldı. Arjantin’de, Fransa’da, İtalya’da, hatta ABD’de ve İsviçre’de ve dahası Afrika ve Asya’da basılan birçok dergide yayınlandı. Bu bildiride kesin ve net bir biçimde Devrimci Koordinasyon Komitesinin karakteri şu şekilde yer alıyordu: « Bizler, Latin Amerika’nın devrimci kurtuluş stratejisinden başka bir kurtuluş stratejisi olmadığında birleşiyoruz. Devrim savaşı kitle mücadelesinin tek ve en bütünlüklü yoludur; mücadele silahlı veya silahsız olsun, barışçıl veya şiddetle dolu olsun devrim mücadelesidir. Devimci savaş, mücadelenin tüm tarz ve şekillerinde, birbirlerine organik biçimde bağlı ve koordinasyon içinde olan devrimci güçlerin eninde sonunda silahlı mücadele ekseni etrafında birleşmesiyle güçlenecektir.

Devrimci mücadelenin tüm süreçleriyle zafere ulaşması için halk kitlelerini topyekün harekete geçirmek gerekmektedir; bu şahlanış emekçi alt devrimci sınıfın önderliğinde başlayıp yukarıya doğru ilerleyecektir. Devrimci mücadelenin önderliği Marksist-Leninist bir parti etrafında birleşmiş emekçi halk kitleleri tarafından gerçekleştirilecektir, mücadelenin karakteri emekçi halk kitleleri olacaktır, bu kitlenin gücü etrafında merkezileştiren ve yönlendirilen eylemler olacaktır, sınıf birliği etrafında kenetlenmiş ve halk mücadelesinin bütün açılarını içinde barındıran potansiyele sahip olacaktır, dolayısıyla doğru strateji birliği ile yönü belirlenmiştir…Halk ordusunun gücünü emekçi halk kitlelerinin oluşturması bir gerekliliktir. Devrimci ve ilerici halk kitlesini topyekün kitle olarak harekete geçirecek halk cephesi gücünü oluşturmak gerekmektedir. Mümkün olan en geniş halk kitlelerini harekete geçirmek aynı zamanda kitle mücadele gücü olacağından stratejik olarak gerektiği anda Halk Ordusu’na dönüşecektir ve gerektiği zamanlarda emekçi kitlelerin yeraltındaki siyasal eylem gücüdür. «  Bu temel strateji birlik olmaya giden yolun önemli kavramı olan kıtanın sosyalist devriminin kahraman ve öncü Komutan Che Guevara tarafından dile getirilmiştir. O, devrimin kıtamızda öncü sosyalistidir. » Şu andan başlayarak Devrimci Koordinasyon Komitesi örgütlenmekte ve yavaş yavaş kendini uluslararası eylemler olarak hissettirmeye başlamaktadır.

Komitenin Bakış Açısı

Uluslararası birliği sağlayan Latin Amerika öncüleri olmak, Devrimci Koordinasyon Komitesi’ne katılmak, kıtamızın halklarının özgürlük savaşının en önemli strateji unsurudur ve bu savaş  devrimci sürecin derinleşmesi ile daha da önemli hale gelecektir. Bu durumun kanıtları komşu ülkelerde mücadele eden kardeş örgütlerimizin eylemleri ile ortaya koyulmaktadır. Peru’da, Venezuela’da, Guatemala’da, Paraguay’da, Meksika’da, Kolombiya’da, Nikaragua’da, Santa Domingo’da ve San Salvador’da direnen yoldaşlarımızla bu devrimci komiteyi oluşturduk.

Egemenlerin baskısı halkın gücünü katmerleştirdi, son yıllarda yoksulları ezen kapitalist dünya krizi halkın gücüne güç ekledi ve Devrimci Koordinasyon Komitesi’nin gelişmesini destekledi. Devrimci mücadele uluslararası alanda verdiği savaştan alnının akıyla çıkmıştır ve bu onurlu savaşına Che Guevara’nın ışığından yürüyen devrimcileriyle devam etmektedir.

Kaynak:  Che Guevara  Dergisi, Devrimci Koordinasyon Komitesi Dergisi 2nci sayısı (Şubat 1975) Sayfa 3-4

Notlar   [ + ]

1. Zimmerwald Konferansı : İsviçre’nin Zimmerwald şehrinde 5-8 Eylül 1915 tarihleri arasında toplandı. İkinci Enternasyonal’de devrimci sosyalistler ile reformist sosyalistler arasındaki koalisyonun sonunun başlangıcını önceden gören uluslararası sosyalist bir konferanstı. Rusya, Polonya, İtalya, İsviçre, Bulgaristan, Romanya, Almanya, Fransa, Hollanda, İsveç ve Norveç gibi ülkelerden 38 temsilci vardı. Lenin, Robert Grimm tarafından başı çekilen merkez ve merkez eğilimli konferansın çoğunluğunu oluşturan “Zimmerwald merkez” grubuna karşı muhalif olarak “Zimmerwald Solu” adında küçük bir  uluslararası sosyalist grup örgütledi.
BENZER KONUDAKİLER

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.