Birleşik Mücadele Deneyimleri: Honduras Ulusal Halk Direniş Cephesi


honduras-2

Honduras Darbeye Karşı Ulusal Direniş Cephesi,  2009 yılında seçilen başkan Zelaya’ya karşı yapılan askeri darbeye direniş sürecinde, sadece Başkan Zelaya’nın makamına derhal, güvenlik içinde ve koşulsuz olarak yeniden getirilmesi talebiyle, demokratik kitle örgütleri, siyasal partiler ve örgütlerce kuruldu. Bugün kısaca Honduras Ulusal Halk Direniş Cephesi olarak bilinir.

Honduras işçi sınıfı, başından beri halk direnişine aktif biçimde katılmış, üçüncü haftada kendi mücadele yöntemleriyle birleşik bir eylem örgütlemiştir: Genel grev ve işyeri işgalleri, 23 ve 24 Temmuz günlerinde ülkenin üç merkezi sendikası (CUTH, CGT ve CTH) tarafından 48 saatlik iş bırakma eylemi içinde örgütlendi ve aynı ayın 30’unda ve 31’inde tekrarlandı.

Honduras Direnişi ile dayanışma içinde olan El Salvador ve Nikaragua halk örgütlenmeleri Honduras’tan mal girişini durdurmak için gümrükleri kestiler. Dolandırıcılarla dayanışma içinde olan Honduras ve Orta Amerika’daki işveren örgütleri derhal avaz avaz bağırdılar çünkü boykot, şirketleri için milyonlarca dolarlık kayıplar demekti. Bu da grevin ve ticari boykotun darbecilerin ayaklarının altındaki ekonomik zemini çekip almakta, resmi açıklamalardan çok daha etkili silahlar olduğu anlamına gelmektedir.

Honduras halkının direnişinin 90. gününde mücadele büyük bir sıçrama yaptı. Bu andan itibaren şehirlerin ana yollarında devam eden kolektif yürüyüşler ve protestolar köylere, mahallelere ve kasabalara kadar genişledi. Protesto ve eylemlerle, köylerde, mahallelerde ve kasabalarda sokakların alınması çok önemlidir.

Honduras_political_crisis_3

Delfina Bermúdez sendika.org’ta yayınlanan bir yazısında mücadelenin bu düzeyinin neden önemli olduğunu şöyle anlatıyor.

“1- Bu, polisin ve askerin, personel, cephane ve yakıt açısından ilave bir güç sağlaması ve takviye yapması anlamına geliyor ve bunun üzerine iyi tanımadıkları, yerlisi olmadıkları bölgelere ikmal yapmaları ve intikal etmeleri sonucu daha fazla harcama yapmaları ile takviyeden yoksun bir durumda yalnız ve kapana kısılmış bir şekilde kalabilirler,

2- Köy, mahalle ve kasaba, direnişteki halkın iyi tanıdığı mekânlardır ve sadece onlar kısa yolları ayrıntılı olarak bilir,

3- Bu bölgelerdeki mücadele birliktelik veriyor ve özellikle bir konum alınması gerektiğini ve şu ana kadar eylemsiz kalanların çelişkide olduğunun gösterilmesi anlamına geliyor,

4- Köylerdeki ve mahallelerdeki seferberlik daha önceden otobüs ve yemek parası olmadığı için ya da ev kadını olup da yaşlılarla, kardeşleriyle ya da çocuklarıyla ilgilenip evlerini çekip çevirdikleri için gösterilere gelemeyenlerin de katılmasına olanak veriyor ve bunların üzerinde günlük işlerde çalışanların çoğu şimdi mahallelerdeki eylemlere geceleri dâhil olabiliyor,

5- Mahalledeki, köydeki ve kasabadaki örgütlenme kendini tanımlamayı ve etkin olarak eylemler için örgütlenmeyi ve de direnişe devam etmek, ihtiyaçları olan değişimlere gitmek, yolsuzluğu ve mevcut seçim sirkinin kısıtlamalarını sorgulamak ve özellikle de yeni bir ülkeyi ortaya koymak için nedenlerin oturulup tartışılmasını gerektiriyor. Siyasi partileri gerileten ve eşitsizlikleri azaltacak tamamen demokratik ve katılımcı yeni bir gerçekliğin tartışılmasını gerektiriyor. Daha adil ve daha çok hak ettiğimiz bir vatan,

6- Köylerdeki ve mahallelerdeki mücadele, geçmişteki mücadelelerde, köylü isyanlarında, işçi ve şehirli mücadelelerinde görmüş geçirmiş olduklarını anlatan yaşlı insanları birleştiriyor ve onlar yeniden öne çıkarak sokaklardaki eylemlerde önemli bir kartı oynayan genç kadın ve erkeklere ellerini uzatıyorlar,

7- Bunların üzerine, mahallelerdeki örgütlenme seferberliğe dönüşüp evimizdeki sorunlara temas ediyor ve de medyanın saldırısını kırmaya olanak sağlıyor. Bizlerin vandallık peşinde dört muğlak kişi olduğumuza dair resmi damgalamaya karşı bizi birbirimize yaklaştırıyor ve her birimizin kendimizi DİRENİŞ olarak tanımlamasını ve kabul etmemize izin veriyor. Bizler DİRENİŞTEYİZ.”

Direniş sürerken Darbeye Karşı Ulusal Cephe, düzenin darbeyi meşrulaştırma girişimi olarak 2009 yılının Kasım ayında yapılan seçimlerini boykot eder. Boykota katılım % 75 civarındadır. Sokak Direnişi ile seçim süreci boşa çıkarılır.

Bugün Direniş cephesi faaliyetlerini sürdürmekte, LİBRE ( Özgürlük ve Yeniden Kuruluş Partisi) adlı yasal bir parti ile de yasal siyasal sürece müdahale etmektedir…

Haber: isyandan.org
BENZER KONUDAKİLER

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.