Kolombiya: Barışın Yasal Çerçevesine FARC’ın 5 İtirazı

bojaya

Barışın yasal çerçevesi nedir ve neden oldukça tartışmalıdır? FARC-EP ve hükümet açıklamalarında sürekli buna değinseler de gerçekte ne olduğunu sadece birkaç kişi anlamaktadır.

Barışın yasal çerçevesi Kolombiya’da geçiş dönemi adalet önlemlerinin uygulanmasına dair bir ortam oluşturmak amacı ile  Santos hükümetinin 2012 Ocağında kabul ettiği bir yasa ile ortaya çıkan bir yasama inisiyatifidir.

Bu yasa iki geçici anayasal maddeyi içermektedir: 64 ve 67. Maddeler. Bunlardan birincisi muhtemel barış anlaşmaları bağlamında yasa dışı kişilere farklı muamele biçimleri getiren ve aynı zamanda Gerçekler Komisyonu’nun kurulmasıyla, soruşturma ve cezalandırmada ayrıksı mekanizmalar oluşturan yasaların çıkarılmasına 4 yıl boyunca istisnai olarak izin vermektedir.

Geçici 67. madde ise nihai barış anlaşması bağlamında, insanlığa karşı suçlar ve soykırım hariç olmak üzere hangi ihlallerin “politik suçlarla bağlantılı” olduğunu gösteren Düzenleyici Yasaların çıkarılmasına olanak vermektedir.

Şimdi FARC-EP’nin Barışın Yasal Çerçevesine Neden Karşı Çıktığına Bakalım

1. Çünkü bu FARC-EP’ye empoze edilen tek taraflı bir inisiyatiftir.

Hükümet tarafından, barış görüşmelerinde muhatabı olan FARC-EP ile herhangi bir tartışma olmaksızın, tek taraflı olarak biçimlendirilmiştir. Yarım yüzyılı bulan Kolombiya’daki çatışmanın kazananı veya kaybedeni olmadığı için isyan hareketi hükümetin, basitçe, savaşı kazanmış gibi yapıp, kendi kararlarını veya isteklerini dayatmasını kabul etmeyeceğini söylemektedir. FARC Havana’daki barış görüşmelerinin iki eşit taraf arasında gerçekleştiğini ve bu nedenle saygıya, müzakereye ve karşılıklı karar alma süreçlerine dayanması gerektiğini düşünmektedir..

2. Çünkü bu çerçeve, barış sürecinin sosyal adalete geçiş süreci olması gerektiğini savunan isyan hareketi ile paylaşılmayan geçiş dönemi adaleti planlarına bağlıdır. Çerçeve, politik bir süreç olan barış sürecini suçlayıcı ve cezalandırıcı bir sürece dönüştürmektedir. Bu durum Kumandan Pastor Alape tarafından 25 Şubat 2015 tarihinde açıklanmıştır.

3. Çünkü çerçeve, devletin çatışmadaki esas sorumluluğuna işaret etmemektedir. 

FARC-EP birçok defalar çatışmanın mağdurlarına yönelik sorumluluğu kabul etmeye istekli olduğunu tekrarlamıştır. Bojayá topluluğuna yönelik pişmanlığı gibi bunu somut davranışları ile de göstermiştir. Fakat isyancılar, Tarih Komisyonu ve onun mağdurlarının nihai raporu tarafından desteklendiği üzere ve aynı zamanda İnsan Hakları örgütlerinin raporlarının ispatladığı gibi, isyan hareketinin ayaklanmasının temel nedeni olan, politik muhaliflerin fiziksel olarak ortadan kaldırılmasına yönelik sistematik devlet politikası nedeniyle Devletin çatışmada esas sorumluluk sahibi olduğunu söylemektedir.

4. Çünkü çerçeve, gerilla güçlerini azami ve asgari sorumlu olarak ikiye bölmeye çalışmaktadır.

Bu da, diğer şeylerin yanı sıra, imkansız demesek bile, gerilla hareketinin politik bir hareket olmasını güçleştirmektedir.

5. Çünkü çerçeve politik suçun tam bir tanımını vermemektedir.

67. madde yukarıda belirtildiği gibi geçicidir, ancak FARC-EP, dünyadaki herhangi bir demokratik devletin ilgili suçları anayasal olarak, yani kalıcı olarak kabul etmesi gerektiğini düşünmektedir. Bu Evrensel Bildiri’nin önsözünde ve Cenevre Sözleşmelerinin 6. Maddesinde de desteklenmektedir: “Düşmanlıklar sona erdiğinde iktidardaki güçler, silahlı çatışmada yer alan kişilere mümkün en geniş affı bahşetme gayreti göstereceklerdir (…)” Aynı zamanda Direnme Hakkı da okunmalıdır.

Düzenleyici yasalar özel olarak Anayasa’da yer almaktadır. Diğer yasalara üstündürler ve yasal önemlerinden dolayı onları oluşturmak için özel prosedürler bulunmaktadır.

Kaynak: http://farc-epeace.org/index.php/what-you-should-know/item/778-five-arguments-against-the-legal-framework-for-peace.html

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.